İskandinav halkları her zaman mutlu insanlar olarak bilinir. Uzun yıllardır, dünyanın en mutlu ülkeleri arasında ilk sıralarda yer alan Danimarka bu mutluluğun sırrının ”Hygge” kavramında gizli olduğunu söylüyor. Hatta bu kavramın tüm dünyadaki insanlara faydalı olması adına kitaplar bile yazılmış. Norveç kökenli bir kelime olan ”Hugga” dan gelen hygge kavramı Danimarkalıların adeta yaşam tarzı haline gelmiş. ”Huzur vermek” ve ”rahatlamak” anlamlarına sahip olan bu kelime; sıcaklığın ve samimiyetin bir simgesi olarak kabul görüyor.

Hüga” ya da “Huggah” olarak telaffuz edilen bu kavram şimdilerde, dünyada birçok üniversitede ders olarak okutuluyor. Dahası, 2016 yılında Oxford tarafından “🥳 Yılın Kelimesi” ünvanı ile onurlandırıldı.

2013-2015 arasını kapsayan ve BM tarafından sunulan Dünya Mutluluk Raporu rakamlarına göre sırasıyla en mutlu ülkeler şöyle:

  1. Danimarka
  2. İsviçre
  3. İzlanda
  4. Norveç
  5. Finlandiya
  6. Kanada
  7. Hollanda
  8. Yeni Zellanda
  9. Avustralya
  10. İsveç

2021 yılında yapılan yeni araştırmada da sonuçlar pek değişmiyor. Her ne kadar Finlandiya zirveye çıkıp Danimarka’yı geçmiş olsa da değerler birbirine çok yakın.

2021 Dünya Mutluluk Raporu

2021 Dünya Mutluluk Raporu

Peki, Türkiye bu listenin neresinde sorusunun cevabını merak ediyor musunuz? Şaşırtıcı değil ama yine de üzücü. Biz, pek bi mutsuzuz; 104. sıradayız.

2021 Dünya Mutluluk Raporu Türkiye kaçıncı

2021 Dünya Mutluluk Raporu Türkiye kaçıncı

✔️ Daha detaylı incelemek isterseniz: 2021 Dünya Mutluluk Raporu

Hygge Nedir: Bir Yaşam Felsefesi mi?

19. YY’da ortaya çıkan hygge Danimarka kültürü için vazgeçilmez bir unsurdur. Basit şeylerden keyif almayı amaçlayan bu felsefeye göre, mutlu olmak için çok paraya ihtiyaç yoktur. Anı yaşamak ve tüm olumsuz duygulardan arınmış hissetmek hygge ile bağdaşan nüanslardır. Huzurlu bir yaşam sürmenin hiç de zor olmadığını savunan Danimarkalılar için her anı sıcak ve keyifli hale getirmek bu felsefik duruş ile mümkündür.

Soğuk ve çetin bir iklime sahip olan Danimarka’da güneşi görmek, burada yaşayan insanlar için oldukça özel bir durum. Yine de havanın sürekli kapalı ve soğuk olması Danimarkalılar için hiç sorun değil. Karanlık havalara rağmen, sıcacık bir yaşam tarzına sahip olan bu İskandinav halkı; hayatı, ufacık detaylarla mutlu hale getirmenin mümkün olduğuna inanıyor. Modern çağın yoğunluğuna karşı çıkan bu toplum için geleneksellik daha ön planda. Danimarkalılar için bu yaşam felsefesi zamanla yerleşerek tamamen bir kültüre dönüşmüş durumda.

Bir başka açıdan tanımlayacak olursak; Mutluluk Araştırma Enstitüsü Kurucusu Meik Wiking’e göre Hygge, bilinçli olarak rahat olmaktır ancak aynı zamanda hoş bir atmosfer yaratma sanatı olarak da kabul edilebilir. Buna günlük mutluluğun arayışı denir. İçe dönük olanlar için sosyalleşme ya da sevdiklerinle birlikte olmaktan keyif alma olarak da tanımlanabilir.

Hygge; rahatlamak, hoşgörü, iyi yemek, eşitlik ve şükretmek ile doğrudan bağlantılı. Yani aslında tüm bunları doğrudan içine alan ve bunlara da gereksinim duyan bir felsefe. Kendisiyle yapılmış minimal bir videoyu da şuradan izleyebilirsiniz:

Danimarkalıların Mutluluk Sırrı

Mutluluğun zaten gündelik hayatın içinde var olduğunu savunmaları ise hygge kavramının, hayatlarına ne kadar işlemiş olduğunun bir göstergesi aslında. Yalınlık, sakinlik, mütevazılık ve doğallık bu felsefenin olmazsa olmazları arasında diyebilmek mümkün. Gün içinde her yaptıkları işi bu kavramlarla besleyen Danimarkalılar hygge olmayı hayatlarının birincil kuralı sayıyor. Günlük koşuşturmalar arasında 10 dakika bile olsa ara vermek, sakin kalmak hygge kavramı ile örtüşüyor.

Tüm dünya tarafından imrenilen bir yaşam tarzına sahip Danimarkalıların mutlu yaşam sırları ise aslında çok basit ve keyifli. Lykke olarak bilinen ve “Mutluluk” anlamına gelen kavramla da aynı kulvarda olan Hygge çok dallı bir ağaç gibi. Bu arada konuyla ilgili birkaç kitap da önermek isterim:

Hygge Olmak İçin Sıcacık Bir Ortam Şart!

İskandinav halkı için ev ortamı çok çok önemli. Evde fazla vakit geçirmeyi ”sıkıcı” bulmak yerine, keyifli hale getirmenin yollarına başvuruyorlar.
Danimarkalılar için loş ışık en önemli detaydır. Evde güçlü ve beyaz ışık kullanmak tercihleri arasında yer almaz. Sarı ışık yayan bir lambaderin yanı başında yer alan berjerde kitap okumak, kahve içmek en büyük zenginlikleri olabilir. Mumlar ise bu mutlu halk için vazgeçilmezler arasındadır. Evde birkaç mum yakarak günün her saatinde hygge olmayı başarabilirler.

Ev dekorasyonu konusunda sadelikten yana olan Danimarkalılar için fazla eşya, yorgunluk sebebi olarak görülür. Ancak bu; asla dekorasyona önem vermedikleri anlamına gelmez. Genelde eşya seçiminde ahşap, masif mobilyalardan yana tercih yaparlar. Çünkü bu tarz eşyalar sıcak bir dokuya sahiptir.

Vintage parçalar da evlerinde en sık kullandıkları eşyalar arasında yer alır. Rahatlık onlar için her zaman daha ön plandadır. Bu nedenle eşya seçiminde gösterişten, aşırı modern çizgilerden her zaman kaçınırlar. Geleneksel izler taşıyan bir ev onlar için daha sıcak ve keyiflidir. Yumuşak minderli kanepeler, sepette ya da kanepelerin üzerine serilmiş battaniyeler eve huzur veren nüanslar arasındadır.

Şamdanlar, mumluklar en sevdikleri dekorasyon parçaları olsa da ev içinde canlı bitki yetiştirmek de bu felsefenin önemli bir detayıdır. Evi daha sıcak gösterecek her dokunuş hygge stilinde yer edinmektedir. Dekorasyon konusunda doğallığın ön planda olması; bazen sehpaların üzerinde gerçek çam ağacı dalları, bal kabağı, ceviz, yaprak gibi nesnelerin yer alması anlamına gelebilir. Aile fotoğraflarına duvarda yer vermeyi çok seven Danimarkalılar için huzur; aile ve bağlar demektir.

Temiz Zihin: Mutluluk Sanatının Anahtarı

Günlük hayattaki iş temposu, sorumluluklar ve zorluklar herkes için yıpratıcı olabilir. Özellikle de teknolojinin esiri olmak aslında zihnin daha da yorulmasına neden olur. Ancak Danimarkalılar için durum pek de öyle değil. Mutlu insanlar olarak adlandırılan bu İskandinav halkı, eve adım attıklarında genellikle iş ile ilgili sorunlarını kapıda bırakırlar. Ayrıca saatlerce telefona bakmak, dijital platformlarda dizi izlemek gibi şeyler de onlar için uzak aktivitelerdir.

Gerektiğinde teknoloji ve iş hayatı ile ilgili aralarına bir süreliğine virgül koyan Danimarkalılar bu sayede hygge olmayı başarırlar. Hayatın tüm yoğunluğuna rağmen, kendileri için özel bir an yaratmak, zihni dinlendirmek onlar için olmazsa olmazdır.

Hygge Olanlar Evi ile Sıcak Bir Bağ Kurar

Danimarkalılar evcimen insanlardır ve evde de çok güzel vakit geçirilebileceğine inanırlar. Onlar için güvenli ve huzurlu bir sığınak olan evleri küçük mutlulukların adresidir adeta. Günün yorgunluğunu atmak adına; rahat giysiler giyerler, mumları yakarlar ve geçerler en sevdikleri köşeye… Ellerine aldıkları bir sıcak içecek ve çikolata ise asla vazgeçilmezleridir. Dünyada en fazla mum ve tatlı tüketen ülke olmaları da hygge felsefesine olan düşkünlüklerindendir.

Kendilerini ödüllendirmeyi seven Danimarkalılar için şömine kenarında, çıtır çıtır yanan odunların sesini dinleyerek kahve yudumlamak paha biçilemez.

Hygge felsefesinde ev ortamı

Hygge felsefesinde ev ortamı

Bazen dışarıda yağan karı ya da yağmuru seyretmek onlar için en büyük zenginliktir. Danimarkalılar için evde kalın yünlü çorap giymek ve battaniye kullanmak da sıcaklık hissinin katlanması anlamına gelir. Genellikle kanepelerin üzerinde serili olan battaniyeler bazen bir hasır sepetin içinde kendine yer edinmiş olabilir. Led ışıklandırmalar ile süslenmiş pencereler de atmosferi destekleyen detaylardandır. Kendine değer vermeyi önemseyen bu insanlar, gün içinde vakit geçirmek istedikleri köşeyi hiç üşenmeden, özel olarak dizayn ederler.

Hygge ”Herkes Eşittir” Kavramına Dayanır

Danimarkalılar birlikte her vakit geçirdiklerinde yardımlaşmayı kural haline getirmişlerdir. Bir arkadaşlarının evine misafirliğe gittiklerinde; sofra birlikte hazırlanır ya da toplanır. Hep birlikte hazırladıkları yiyecekleri kahkahalar eşliğinde yemeyi tercih eden bu halk için tek bir insana yüklenmek ve işleri yıkmak asla doğru değildir.

Onlar için, işler birlikte yapıldığında daha kolay ve keyifli hale gelir. Amaç; anın tadını çıkarmak olduğundan ev sahibinin bundan yoksun olması ve sadece hazırlıklar ile ilgilenmesi hygge ile bağdaşmayan bir durumdur.

Şükretmek, Mutlu Hissetmelerinde Etkili

Her gün şükretmeyi asla ihmal etmeyen Danimarkalılar için ufak şeyler ile mutlu olmak ana fikirlerdendir. Mululuğun para ile elde edilemeyeceğine inanan bu halk; minik hazırlıklar, keyifli bir ortam ve yiyecekler için şükran duymanın daha doğru olduğuna inanır. Gösteriş ve abartıdan uzak olan yaşamlarında daima mutlu hissettirecek bir şeyler bulurlar. Evlerinde, sevdikleri ile geçirdikleri keyifli bir akşam yemeği, mum ışında kitap okumak, battaniyeye sarılıp dışarıyı seyretmek onlar için şükran sebebidir.

Bu insanlar için; kariyer hırsı, başkalarından daha başarılı olma isteği, göze girmek, hep daha fazlasını istemek ya da başkalarını kıskanmak gibi düşünceler ya yoktur ya da diğer halklara göre epey düşük orandadır. Ellerinde var olanla mutlu olmayı tercih eder ve bu şekilde de hayatlarına devam ederler.

Hygge Felsefesinde Kibire Asla Yer Yok!

Bu yaşam tarzına göre kimsenin kimseye üstünlük taslama lüksü bulunmaz. Herkesin eşit olduğu bu dünyada; kariyer, para ya da başarılar, sizi diğerlerinden daha önemli kılmaz. Birlikte vakit geçirmeyi seven Danimarkalılar bir ortamda asla kendi başarılarını ispatlama derdine girmemelidir. İğneleyici sözler, kırıcı ve küçümseyici davranışlar hygge olan insanların asla gündeminde yer almaz. Bu nedenle kişi, egolarını frenlemeli ve hayata sadece ”insan” olarak bakmalıdır.

Hygge felsefesinde arkadaşlık ve kibir

Hygge felsefesinde arkadaşlık ve kibir

Ne Kadar Rahat, O Kadar İyi

Danimarkalılar hem rahat hem de şık bir giyim stiline sahiptir. Salaş ve yünlü kazaklar, atkı ve şallar onlar için vazgeçilmezler arasında yer alır. Rahatlarından ödün vermelerine neden olabilecek giysilerden ise asla hoşlanmazlar. Hygge olmak için abartı ve gösterişten uzak durmak gereklidir. Başkalarının beğenisini toplamak yerine kendin olman en önemli unsurdur. Doğal ve sıcak giyim tarzını benimseyen bu insanların kimseye güzellik ya da yakışıklılıklarını ispatlama gibi bir dertleri olmaz.

Hygge Bir Ortamda Ateşkes Kuralı Hakimdir

Eğer bir arkadaş ya da aile ortamında bulunuyorsanız; siyaset, din gibi kişiden kişiye değişebilen konularda konuşamazsınız. Hygge yaşam tarzına göre ”Herkesin fikri kendinedir.” Bu tarz konularda sohbet etmek arkadaşlık ve akrabalıklara zarar verebileceği ve ortamda tansiyonun yükselmesine neden olacağı için asla tercih edilmez.

Genellikle havadan sudan konuşmalar ve pozitif düşünceye dayalı faydalı muhabbetler tercih etmek Danimarkalıların prensipleri arasında yer alır. Onlar için iç karartıcı hiçbir sohbetin kimseye faydası bulunmaz ve ortamı germekten başka bir işe de yaramaz.

Hygge Olanların Birliktelik Bağları Güçlüdür

Sevdikleri ile kaliteli zaman geçirmek onlar için son derece önemlidir. Kalabalık akşam yemekleri, kutlamalar, partiler en sevdikleri etkinlikler olabilir. Hygge kavramına göre hayat birlikte daha güzeldir. Neşeli sohbetler, anı paylaşımları onların günlük hayatlarında büyük yer tutar. Güçlü birliktelik bağları kuran Danimarkalılar arkadaşlığa çok önem verir.

Birliktelik bağları demişken; Atatürk’ün ölümünün Yahudilerin düğmeleri ile ilişkisini anlatan bu yazıyı da sevebilirsin:

Senden Sonra Eksiğim

Evleri Onlar için En Güvenli Sığınak

İnsanın mutlu olmak için bir sığınağa ihtiyacı olduğunu düşünen Danimarkalılar bu nedenle eve ve dekorasyona bir hayli önem veriyor. Hygge olmak için evin hem rahat hem de iyi hissettirecek bir atmosfere sahip olması oldukça mühim. Bu nedenle mutlu olmak için evlerini olabildiğince iyi dizayn ederek her günün tadını çıkarmaya çalışıyorlar. Evde mutluluğun sırrını hayatlarına tüm doğallığı ile işleyen Danimarkalılar için geniş bir villa ile küçük bir ev arasında hiçbir fark yok. Huzurun para ile satın alınamayacağına olan inançları ise hayatlarının temelini oluşturuyor demek mümkün.

Mutlu Olmak Aslında Çok da Zor Değil

Aslında İskandinav halkları için her daim mutlu kalmak ulaşılamaz şeylerde gizli değildir. Kendini sevmek ve ihmal etmemek, minik şeylerle bile mutlu olmaya çalışmak, bardağın her zaman dolu olan tarafına odaklanmak hygge olmak için yeterlidir. Kibirli olmak ve başkalarını aşağılamak ise kimsenin hakkı değildir. Buna dayalı olarak herkesi eşit gören ve zamanı iyi değerlendirmeyi başaran bu halk için mutluluk hak edilmiş bir sonuç aslında.

Başkalarının hayatlarını eleştirmek yerine, kendine odaklanmanın ön planda olduğu bu yaşam stilini benimsemek, herkes için yeni bir başlangıç olabilir.