Tardigradlar olarak da bilinen su ayıları, uç koşullara direnebilen ve dünya üzerindeki (hatta bazen uzaydaki) en ölümsüz canlı. Son zamanlarda da adını çok duyuyoruz. Çünkü hem üzerinde yapılan çalışmalarla hem de gizemli dünyalarıyla insanların ilgisini tekrar tekrar çekiyor. Ve en önemli nedeni bu canlılar kuruduktan sonra canlanabiliyor!

Su ayıları hem karada hem de suda yaşıyor. Ama karada yaşayanların daha dayanıklı olduğunu söylüyorlar. Çünkü bu canlılar yaşamak için suya ihtiyaç duyuyor. Denizler ve göller gibi sulak alanlarda yaşayan su ayıları, susuz kalma gibi bir tehlikeyle karşılaşmayacakları için bu gibi bölgelerde kendini koruma mekanizmaları daha kötü.

Nasıl Canlılar Bu Su Ayıları?

Bu su ayıları mikroskobik canlılar. Baş, gövde ve 4 çift de bacakları var. Elektron mikroskobuyla tabi ki daha iyi gözüküyorlar. Kapak görselindeki fotoğraf da zaten elektron mikroskobuyla çekilmiş. Genelde bitkisel besleniyorlarmış. Likenler, algler ve karayosunlarını yiyecek olarak seçiyorlar. Ama hem etçil hem otçul beslenenleri de var. Hatta kendi türlerini yiyenler bile varmış.  Soluk alıp vermelerini ise vücut yüzeylerinden difüzyon yoluyla yapıyorlar.

Ağızlarının kenarlarında ve ayaklarında kesici çıkıntılar bulunuyor. Vücudu esnek bir yapıya sahip ama büyüdükçe kabuğunu yenisiyle değiştirmesi gerekiyormuş.

Bildiğimiz kadarıyla da 1100’ün üzerinde türü var. Bunların çoğu da karada yaşıyor. Ve geçmişleri de baya eski. 500 milyon yıllık fosillerini bulmuşlar.

İsimleri nerden geliyor?

İsimlerinin su ayısı olmasının sebebi, vücutlarını çevreleyen incecik bir su katmanı olması. Çoğu su ayısı türü karada yaşıyor ama suda yaşayan türleri de var. Ama bunlar karadakiler kadar dayanıklı değilmiş. Diğer isimleri de Tardigradlar demiştik. Bu da “yavaş yürüyen” anlamındaki “il tardigrado” kelimesinden geliyormuş. Bu ismi de onlara bu canlıları 1773 yılında keşfeden Alman zoolog Johann August Ephraim Goeze vermiş.

Ölümsüzlüklerinin Sırrı ve Tun Hali

Su ayıları uç koşullara çok büyük dayanıklılık gösterebiliyorlar. Bu canlılar 125 derecede 3 dakika bekletilmişler ve hayatta kalmışlar. 151 derece sıcaklığa maruz kaldıktan sonra suya değdikleri anda canlanmışlar. Yüksek miktarda radyasyondan sonra hayatta kalmışlar ve normal şekillerinde de yüksek doz ışınımlara dayanabiliyorlarmış. Peki nedir bunun sırrı?

Tardigrad nedir?

Tardigrad nedir?

Su ayılarının “tun hali” dedikleri bir uç koşullara dayanma yöntemi var. Bu hale gelirken vücutlarındaki suyun %95’ini dışarı atıyorlar ve bacaklarını içeri doğru çekiyorlarmış. Ölüme benzer bir hal alıyorlar ve metabolizmaları çok çok yavaşlıyormuş. Böylece su kaybını en aza indiriyorlar ve bu halde yıllarca hayatta kalabiliyorlarmış. Japonya’da 30 yıl sonra -20 derecedeki buzdan çıkarılan su ayıları suya konulduklarında tekrar canlanmışlar. 3 su ayısından 2’si yaşamını devam ettirmiş. Hayatta kalamayan 3’te 1’lik kesimin ise tekrar canlandıktan sonra öldüğünü gözlemlemişler. Ölmelerinin sebebi ise bu kadar uzun süre tun halinde durmalarının vücutlarına zarar vermesiymiş. Her şeyin bir sınırı var tabi.

Tun halindeki su ayıları 570 bin Rad şiddetteki X ışınlarına dayanabiliyormuş ve 500 Rad insanı öldürmek için yeterliymiş. Yine tun halinde iken 600 megapaskal (MPa) basınca dayanabilmişler. Karşılaştırmak için söylüyorum, dünyanın en derin yeri olan Pasifik Okyanusu’ndaki Mariana Çukuru’nda basınç 100 MPa civarındaymış. (Bu konuda daha ayrıntılı bilgi için buraya tıklayabilirsiniz)

Duyduğum en uç koşul ise bu hayvancıkları uzaya bile göndermişler. Ve bir kısmı geri döndüğünde tun halinden çıkıp yaşayabilmiş. 2007 yılında bir uydunun dış yüzeyine binlercesini yerleştirerek göndermişler. Bazıları radyasyona maruz kalacak şekilde yerleştirilmiş ama bunların çoğu dayanmış ve yaşayabilmiş. Ayrıca bu uzaya gönderilenler vakum etkisine dayanabilmişler. Gelen dişilerin yumurtalarının çoğundan da sağlıklı yavrular çıkmış.

Gördüğünüz gibi su ayıları dünya üzerinde olmayan laboratuvar ortamında insan eliyle oluşturulan uç koşullara bile dayanabiliyorlar. Ama buna rağmen kendileri o kadar uç koşullarda yaşamıyormuş. Suya yakın yerlerde ve sulak bölgelerde kendileri ile bir mikroskop kullanarak karşılaşabilirsiniz.

Okuduğunuz için https://www.parlakjurnal.com ailesi olarak teşekkür ederiz.