“Benim yaşımda aşk, kimin kollarında öleceğine karar vermektir. Aslında her yaşta öyledir” diye başlıyor Murat Menteş’in harikulade kitabı Ruhi Mücerret. April Yayıncılık’tan çıkan kitabın kapağında yer alan tek kanallı ve siyah-beyaz televizyonda Orhan Gencebay ile Cüneyt Arkın, az sonra okuyacaklarımız için bize manidar biçimde göz kırpıyor adeta. Ayrıca yaşı yetenler mutlaka hatırlayacaklardır; Televizyonun altında annelerimizin kullanmadığı zaman kötü şeyler olacağına inandığı örtülerden var. Şahsen ben televizyonun üstüne de bir tane beklerdim.

420839Daha önce Dublörün Dilemması, Korkma Ben Varım, Garanti Karantina, Kaosa Mütevazî Bir Katkı, Aynalı Barikatlar gibi absürd kitaplarından tanıdığımız Murat Menteş, Ruhi Mücerret’de de kelimelerin, kurgunun ve absürdistan coğrafyasının sınırlarını zorluyor. Her kelimesi ustaca örülmüş bir bina olarak romanı karşımıza çıkaran Menteş’in postmodernizm olgusunu kullanım biçimini tarif etmek bir hayli zor. Bunlara ek olarak kitapta ve diğer kitaplarında sık sık geçen bir takım karakter ve gerçek kişiler var. Ayrıca bazı kitap ya da muhtemel kitaplar. Afili Filintalar eserlerinde birbirlerini misafir ediyor.

Ha bu arada unutmadan Dublörün Dilemması’nı da okudum ama onunla ilgili izlenimlerimi yazmaya muktedir değilim. Okumanızı şiddet unsuru içermeyen duygularla öneririm.

Kısaca kitabın konusundan bahsetmek gerekirse;

Kitabın ana karakteri olan ve aynı zamanda kitaba ismini de veren Ruhi Mücerret, İstiklal Savaşı’nın yaşayan son gazisidir ve yaşı 100’dür. Kendisine Masum Cici’yi bu dünyadan öte aleme göç ettirme görevi verilir. Bu uğurda kendisine yardım edecek olan Civan Kazanova, bir takım kirli (kendine göre gayet temiz) işler peşindedir. Ruhi Mücerret bunca sıkıntının arasında Avni Vav ile öğrenme basamaklarını tırmanmaya doymamaktadır adeta. Tabi bu sırada bir de platonik aşk filizlenir. Ruhi Mücerret kendisinden 70 yaş küçük olan Nazlı Hilal’e abayı yakar.

Öte yandan Civan Kazanova, depremde hayatını kaybeden en sevdiği, yareni, hayatının kadınını (Serpil Silahlıperi) tam da olayların düğüm noktasındayken canlı kanlı karşısında görünce ne yapar? O sırada kendisine aşık bulunan (ya da benim öyle addettiğim) Fujer Fuji, ölü sandığı rakibesine karşı nasıl bir tutum içine girer? Ölümcül bir hastalıkla cebelleşen Civan’ın yeğeni Ozan kurtulabilecek midir?

Reklam imparatorluğuna doğru sert ve kati adımlarla ilerleyen kötü adam Masum Cici durdurulabilecek mi? Yoksa insanların beyinlerini de ele geçiren mekanizması yolunda ilerleyerek dünyaya egemen olabilecek mi? İşte tüm bu soruların cevabı kitabın sayfaları arasında bir bir karşınıza çıkacak. Bu kadarla bitiyor mu, bitmiyor. Kitapta dillere pelesenk olacak ve unutulma ihtimalini düşündürtmeyen sözler de var. Ben bunların bir kısmını burada aktaracağım. Kalanları da sizin ruhi durumunuzla eşlenik olarak ortaya çıkacak ve zihninizde yerini alacaktır.

Kitabı indirimli olarak yukarıdaki adresten temin edebilirsiniz:

Süzgecimden geçen cümleler

  • Ben bir kıyamet alametiyim.
  • Gençlerin tabiriyle uzatmaları oynuyorum. Azrail’in penaltılarından kaçını daha kurtarabilirim?
  • 1919 Baharı’na kelebekler, çiçekler, kuşlar dahil değildi.
  • Mezar taşıma “Sizi ayakta karşılayamadığım için özür dilerim” yazdıracağım.
  • Öldüğüm günden sonraki bir  zamana ışınlanmış gibiyim. İçinde yaşadığı ormandan daha yaşlı bir fil gibi…
  • Mezar taşlarına baktıkça kendimi seri katil gibi hissediyorum.
  • Geçmişte kalan her şey kısa sürmüş demektir.
  • Uzadıkça kısalan şey nedir? —-Ömürdür. {Abdülhak Hamit Tarhan, 1852-1937}
  • Tesadüf, talih ve bahtsızlık… Hepsi kaderin şubeleridir.
  • 100 yıllık plân yapabilirsin, fakat bir saniye sonrasını bilemezsin. {Sufî mottosu}
  • Hava öyle sıcaktı ki, tavuklar haşlanmış yumurta yumurtluyordu.
  • —Bastonunuzu şöyle alayım efendim?

— Lüzum yok, bastonum beni seksi gösteriyor.

  • Evlilik dediğin, kadına dırdır etme yetkisi, erkeğe de somurtma imtiyazı veren kutsal bağdır.
  • Dünya, kuşların tuvaletidir.
  • İhtiyarlık, huysuzluğun anavatanı!
  • — Uzun yaşamanızı neye bağlıyorsunuz?

— Henüz ölmemiş olmama! {Sir Malcolm Sergent}

  • Sakın yaşlanmaya kalkmayın, hiç bir eğlencesi yok. Evinizin, siz içindeyken yanmasından farksız.
  • Camilerde omuz omuza duran kambur ihtiyarların kalbi büsbütün boş mu sanıyorsunuz? Peh. Aşk, gençlerin oynadığı fakat ihtiyarların bildiği bir oyundur.
  • Mevta mıntıkasında; striptiz klübünde heyecan arayan jinekolog kadar umutsuzum.
  • Yağmurdan sonra mezarlık, ölüler parfüm sürmüş gibi kokuyor.
  • Eğer siz de 100 yıl yaşama arzusu uyandıran şeylerle ilginizi keserseniz, 100 yıl yaşayabilirsiniz. {Woody Allen}
  • Mezar taşıma “2005’te öldüm. Bu durumda kaç yıldır sigara içmiyorum?” yazdıracağım.
  • Yaşlılık, sonlanmasını istemeyeceğiniz tek hastalıktır. {Orson Welles 1915-1985}
  • Mezar taşıma “Kurtuluşu için savaştığım ülkeye yeni yeni adapte oluyorum” yazdırmayı planlıyorum.
  • İhtiyarlık, ecel okyanusundaki ıssız adadır. {Stephen King}
  • Yaygın kanaatin aksine, öldükten sonra saçlar ve tırnaklar uzamaya devam etmez. Fakat telefonlar bir müddet daha çalar.
  • Mezar taşıma yaldızlı harflerle “Nutellan’nın tadı hâlâ damağımda} yazdıracağım!
  • İhtiyarlamak, işlemediğiniz bir suç yüzünden cezalandırılmaktır. {Anthony Powell}
  • Elinde gül buketiyle genelevin bahçesinde dikilen köylü gibiyim.
  • Savaşın amacı vatan için ölmek değil; karşı cephedeki piç kurusunun vatanı için ölmesini sağlamaktır! {General George Smith Patton, 1885-1945}
  • Savaş, kadın işidir Ozan. Çünkü kilo vermeleri gerekir.
  • İhtiyarlar, gençlere ölümü hatırlatır. Gençler de ihtiyarlara…
  • Ölümün eşiğine dikilmek her şeyi kolaylaştırır, ölmek hariç.
  • Yıllar bana, plakasını alamadığım bir Ferrari gibi carpıp vınladı…
  • Yağmur, şeffaf kıymıklar halinde yağmaya başladı. Birileri gökyüzünde cam rendeliyordu adeta.
  • Mezar taşıma ne yazdıracağımı buldum: “Yaşamak ölülerin de hakkı!”
  • Gençlikte günler kısa, yıllar uzun; yaşlılıkta günler uzun, yıllar kısadır. {Immanuel Kant 1724-1804}
  • Gölgem benden daha yakışıklı.
  • Avni Vav, “İnsan, aynadaki yansısı ve yerdeki gölgesi arasında ikamet eder” diyor.
  • İyi silah, doğru hedefi on ikiden vurmayı garantilemiyor.
  • Bir kiralık katili asla satın alamazsın!
  • Aşk, sizde olmayan bir şeyi, bunu sizden istemeyen birine vermeye çalışmaktır. {Jacques Lacan 1901-1981}
  • Yalnızca teğet geçmek için yaratılmıştık.
  • Kuşlar, tozlu ağaçlara kurulmuş, akşamı kaşıklıyorlar.
  • İnsanın geleceği görememesi ne büyük lütuf. {Juli Zeh [Serbest Düşüş]}
  • Dünyayı değiştirecek kapasiteye sahip kişiler genellikle hayatta kalma konusunda beceriksizdirler.
  • Yaşamak, yeni günahlar işleyebilecek güçte olmaktır.
  • Hakiki müziksever, banyoda şarkı söyleyen kızı işitince, anahtar deliğine gözünü değil, kulağını dayayandır. {Leonard Bernstein}
  • Alnındaki kurşun deliği kaşınan bir cesedin şaşkınlığı ile doluydum.
  • Dost, henüz saldırmamış düşman demektir.
  • Hayat, satrancın aksine şah*mattan sonra da devam eder. {Isaac Asimov}
  • Kendimi, kumsala yuvarlanmış şarap şişesi kadar boş hissediyordum.
  • Ve boş CD kadar popülerim.
  • “Yangından korunma broşürüyle şömineyi tutuşturmak” diye bir şey olmasaydı ben icat ederdim..
  • Felek, tesadüflerle sağ gösterir ve gerçeklerle sol vurur. Mutluluk, bu ikisi arasında geçen sürede yaşanır.
  • Galiba ben, Pavlov’un Freud’a hediye ettiği köpeğim.
  • Kaderimin virajlarında trafiği cesetler yönetiyor.
  • Aptallar, kötüleri zeki zanneder.
  • Meme şeklinde sabunlar yapılsaydı, dünya daha temiz bir yer olurdu. {Gaius Plinius Secundus 23-27 Naturalis Historia}
  • Dünya, baba olmaması gereken heriflerle doludur.
  • “Kendi osuruğunu başkasının götüne tıkmak” diye bir şey olmasaydı ben icat ederdim.
  • Her insan ölecek yaştadır. {Kaybedenler Klübü kelamıkibarı}
  • Alınyazının altına imzanı atamazsın.
  • Evrende yalnız mıyız bilmiyorum ama dünyada yalnızız.
  • Şeytan’ın çitle çevrili özel mülkü olan dünya, onu benden saklamak için tasarlanmıştı sanki.
  • Telefonun icadından beri senden telefon bekliyorum.
  • Bugün günlerden, benim şanslı günüm.
  • Ben var ölmek isteme/Vişne renkli bir balta/Tırnaklarımı kesmek/Sonra atlamak, ata. {Ülkü Tamer * Soğuk Otların Altında}
  • İçimde kontrolden çıkmış bir soğan kamyonu, ağlama duvarına tosladı.
  • Hoca direkt konuya girdi: “Allahû ekber!”
  • Biliyorum, intihar tövbe yerine geçmez.
  • Mezar taşlarındaki ölüm tarihleri, ölülerin bizi kaç yıldır beklediğini gösterir.
  • Vicdanını korursan aklını kaçırmazsın.
  • Duygusallığa kapılıp, insanların “iyi adam” dedikleri şeye dönüşerek kendini mahvetme. {Vlas Vampilov 1901-1977, Pejmürde Mürettebat}
  • Bazen zekice olduğu düşünülen şey, aptallığın gelişmiş bir formudur.
  • Cesetler araba kullanmaz.
  • Eşi bulunmaz biri içimizden biri değildir.
  • Tembellik, duyguları harekete geçirir.
  • Budalalar, seni çoktan terkettiğin hatalarınla suçlar, zekiler ise tutarsızlıkla.
  • Böcek, senin dilini yemeden sen böceği ye.
  • Bencillik, aptalların kendilerine zarar verme yöntemlerinin en yaygınıdır.
  • “Siktir git” yerine “Teşekkür ederim” diyeceksin. Efendilik budur.
  • Beş parasız ölmek, zamanlamanın iyi olduğunu gösterir.
  • “İki buz küpünü birbirine vurarak ateş yakmak” diye bir şey olmasaydı ben icat ederdim.
  • Biliyorsun, borç Şeytan’ın bizzat icat edip insana benimsettiği bir kötülüktür.
  • Aşk, birine seni mahvetme yetkisi vermek ve bunu kullanmayacağına güvenmektir. {Antuan Quentin 1888-1977 Katliamı Önleyen Katliam}
  • Genç olmak, uzun zaman alır. {Pablo Picasso}
  • Yanlış cesede ağıt yakmışsın demek…
  • Doktor vicdansızlık edebilir, katil işine merhamet katabilir.
  • Çift, üç kişiden oluşur. {Adam Phillips}
  • Aşk bizim gerçek kaderimizdir. Hayatın anlamını tek başına bulamayız. {Thomas Merton 1915-1968}
  • Seni öldürmeyen şey, seni şişmanlatır.
  • Mezar taşıma “Hayat devam ediyor” yazdıracağım.
  • Kadın karar verene, erkek anlayana dek ömür bitiyor.
  • Kadınlara güvenirsen yoksul ölürsün. Erkeklere güvenirsen erken ölürsün. {Wafa Wazzani – Varoluşun Eşantiyonu}
  • Bebek, aşk tünelindeki trafik kazasıdır. {Leonard Louis Levinson 1904-1974 Çenesi Düşük El Kuklası}
  • Duaların kabul olsun istiyorsan, başkaları için dua et. {Okello Oculi}
  • Her şey yolundaysa yeterince hızlı gitmiyorsunuz demektir. {Mario Andretti}
  • Başını omzuma yasladı. Ve evrendeki tüm taşlar yerine oturdu.
  • Kalın zırh, seni kendinden korumaz.