Uzun zamandır ne ben ne de etrafımdaki arkadaşlarım yaşamdan yeterince keyif alma konusunda zayıfız. Bunun sebepleri arasında en başta gelen ise ne yazık ki İstanbul’un trafiği ve yoğun çalışma koşulları. Ne yazık ki ekmek artık aslanın ağzında değil midesinde. Hatta utanmasam boşaltım sisteminin sonunda diyeceğim ya neyse 🙂 Bundan dolayı da insan iş sonrası ne arkadaşlarıyla buluşup bir çay içecek enerjiyi bulabiliyor kendinde ne de şöyle bir dolaşacak enerjiyi. Peki ne yapıyoruz? Kendi adıma konuşmam gerekirse ben uzun zamandır bu konuda bir şey yapmadığımı hissediyorum. Yani işten yorgun argın gelip tv sehpaları benim yol arkadaşımdır diyen televizyonun karşısına ya da bilgisayarımın başına geçiyorum. Kısa bir ilgilenmeden sonra da zaten deli gibi uykum geliyor. Sonra doğruca yatağa… Ama fark ettim ki en kısacık bir boş zamanımı bile televizyon ya da bilgisayar başında geçireceğime kayda değer bir film listesi oluşturmak ve o filmleri izleyip notlar almak daha mantıklı. Tam da bu sebepten bir liste oluşturmaya başladım. Ve tabi ki benim açımdan kayda değer yönetmenleri listeledim.

Ben sinema konusunda milliyetçi biriyim. Yani önce Türk yönetmenleri izlemeyi tercih ediyorum. İzlediğim yabancı film sayısı izlediğim Türk filmi sayısının 8’de 1’i kadar falandır. Bir de ben o pek çok kimsenin sevmediği bir saat boyunca adamın yolda yürümesini gösteriyor denilen filmleri de izlemeyi çok severim. Yani sanat filmlerini. İşte bu liste de o yönde ilerleyen bir liste.

left

 KAYDA DEĞER YÖNETMENLER 

  • Zeki Demirkubuz
  • Nuri Bilge Ceylan
  • Semih Kaplanoğlu
  • Yeşim Ustaoğlu
  • Reha Erdem
  • Onur Ünlü
  • Fatih Akın
  • Ferzan Özpetek
  • Mustafa Altıoklar
  • Çağan Irmak
  • Ezel Akay
  • Yavuz Turgul
  • Sırrı Süreyya Önder
  • Özcan Alper
  • Tolga Örnek
  • Derviş Zaim
  • Ömer Faruk Sorak
  • Yılmaz Güney

Elbette liste bununla sınırlı değil ancak aklıma gelenler şimdilik bunlar. Zaman içerisinde bu listeye mutlaka ekleme yapacağım. Düşünüyorum da bu kadar iyi isme en az bir bu kadar daha ekleme yapabilirim, yani Türk sineması zengin bir vaha. Dolayısıyla bu filmleri izlerken öyle yalap şap değil de hakkını vererek izlemek gerek. Mesela izleme öncesinde ortamı izlemeye uygun bir hale getirmek önemli. Işığın sıfır ya da sıfıra yakın olması dikkatinizi daha kolay toplamanızı sağlayacaktır. Bunun yanında ses düzeni de farkında olmasanız bile son derece önemli. Ha tabi bir de tv üniteleri var; onun da ışık almayacak şekilde konumlandırılması çok önemli.

Eğer çok yorgunsanız da film izlemeyin, zira izlediğinizden bir şey anlamazsınız. Bu da boşuna zaman kaybı demek. Yorgunluk, dinlenmeyi gerektirir, dikkatinizi filme vermek yerine gidin serin bir duş alın (bu yazıyı Haziran 7’de yazdığım için serin diyorum, kışın okuyorsanız ılık bir duş alın siz) ve yatağınıza uzanıp bir şeyler okurken uyuyakalın.