Normal şartlarda mim dediğin sistemde işleyiş şu şekildedir: Bir blog yazarı bir konuyla ilgili yazı yazar, o konuyla ilgili yazısını merak ettiklerini mimler ve mimlenenler de o konuyla ilgili yazar, sonra onlar da birilerini mimler. Bu böyle zincir gibi devam eder ama ben bu sefer zincire biri tarafından dahil edilmeden araya kaynak yaptım. Baktım, takip ettiğim bazı bloglarda sevdiğim ve yazmak isteyeceğim bir konu ile ilgili yazılar var. Ben de araya kaynadım. Bu seferki mimin konusu sinema ile ilgili. Kısaca özetlemek gerekirse “Sinema ve Ben” başlığını taşıyor. Mimi Öneri Makinesi başlatmış. Sonra ilerleye ilerleye Ahmet Ağabey‘e kadar gelmiş. Ben de durur muyum, gözümü uzatıp çalıverdim.

Şimdi sorulara gelelim o vakit;

Sinemada izlediğin ilk film?

Bunu çok net hatırlıyorum. James Wong tarafından yönetilen ve başrolünde Jet Li’nin oynadığı aksiyon-bilimkurgu tarzında bir filmdi. 2002 senesiydi yanılmıyorsam ve İzcilik Kulübü ile gitmiştik.

Film en güzel nerede izlenir?

Bence evde izlenir. Tamam, sinemanın tadı bir başka ama insanların arasında sesler ve telefon ışıkları eşliğinde izlemek pek de çekici gelmiyor.

Film izlerken “Olmazsa olmaz”ın var mı?

Çok net bir ifadeyle yok ama sessizlik mühim mesele. İlle de sessiz olsun demiyorum elbette, az sesli ortamlarda da film izlenebilir bana göre.

Film izlerken mısır mı yoksa cips mi?

C – Hiçbiri. Bence film bir şey yenmeden izlenmeli. Zaten beslenme düzenime dikkat ettiğim için bu tür şeyleri de mümkün mertebe yememeye çalışıyorum.

Tek başına izlemek mi yoksa kalabalık mı?

Sadece komedi türündeki filmleri kalabalık izlemek hoşuma gidiyor. Neticede beraber gülebilmek çok güzel ama diğer bütün film türlerinde yalnız ya da eşimle olmasını tercih ederim çünkü o da sessiz izleyenlerden.

İki boyutlu mu yoksa üç boyutlu mu?

Bence iki boyutlu. Ben henüz 3 boyutun yeterli seyir zevkini verdiğini düşünmüyorum. Kafaya takılacak gözlük benzeri zımbırtılarla film izlemek, şövalye zırhı ile yemek yemeye benziyor. Ne gerek var 🙂

AVM sinemaları mı yoksa sokak sinemaları mı?

“Nostaljiye bayılan bir insan olduğumdan mütevellit sokak sineması!” demek isterdim fakat hiç sokak sineması tecrübem olmadı. Sokak sineması tecrübesine sahip olana kadar eldeki ile yetinmek gerek.

Filmden önce fragmanı izlemek mi yoksa yorumlara bakmak mı?

Bence ikisi de gerekli. Ben şahsen önce fragmanı izler, beğenirsem yorumlarına bakarım. Tabi bu süreçte yönetmen, senarist, oyuncular gibi detayları da mutlaka incelerim. Hatta bazen hızımı alamaz; görüntü yönetmeni, reji ekibi gibi detaylara da inerim.

Sorular burada sona erdiği için yazıyı da sona erdirmek gerekliliği doğdu. Ben hedef göstererek herhangi bir mimleme yapmayacağım. Aranızdan herhangi birinin ilgisini çektiyse konu, benim yaptığımı yapın: Çalın 🙂 Eğer cevaplarsanız da konu altından belirtin ki ben de ziyarete geleyim.

Önemli not:
Kendinizle iyi geçinin, sizden bir tane daha yok.