Hiç kimmiş bu ablamız, neymiş, neler yaparmış gibi soruların cevaplarını vermeye çalışmayacağım. Azıcık interneti kullanabilen insan zaten arar bulur. Ben Selen Gülün’ün değişik kumaşlardan yapılmış bir elbise gibi olan sesinden dem vuracağım azıcık, dilim kaç derece dönerse o kadar anlatmaya çalışacağım. Sanırım Penguen’de yazan Seyit Ali Aral’ın “içli köfte”sinde rastladım kendisine ve şimdi diyorum ki “iyi ki içli köfte okuyorum” Bu ablamız caz aroması katılmış sesi ile son derece yumuşak ve bir o kadar da iç çekişleri yüksek tını bırakıyor kulaklarda. İç dünyanızda geçmişe yönelik ve yaya bir yolculuğa çıkmanıza olanak sağlıyor. Hazır Ramazan da gelmişken  iftarda yediklerinizi bu içsel yolculukta eritin derim.

Efendim size önerim öncelikle bu ablamızı bir dinleyin, sonra hayatı ve neler yaptığı hakkında az da olsa bilgi sahibi olun ve en önemlisi mutlaka her hafta Penguen alıp önce “içli köfte”yi okuyun, sonra Kaan Sezyum’la devam edin. Sonrasında zaten bütün dergiyi okumuş olacaksınız.  Benim gibi önce resimlere bakanlardan olmayın yani.

Bu arada yeni albümünü satın almak isterseniz: Buradan buyurun!