Genel Sinema-tiyatro

Oyuncu da olduk iyi mi :) -2

Yazar: Çağrı

Arkadaşlar daha önceki yazımda bir dönem dizisinde rol almaya başladığımı anlatmıştım.  Ve ardından da size diğer merak edilenleri anlatacağımı ifade etmiştim. Ancak öğrendiğime göre diziyle ilgili olarak çok fazla konuşmak, setten görüntü, bilgi vs. aktarmak pek hoş karşılanmıyormuş. Ben de bunu göz önünde bulundurarak çok dallandırıp budaklandırmadan anlatacağım. 

Neyse efendim biz C Plato’da 23.30 gibi çekime başladık ilk kamera önü tecrübemdi ama bir kaç hatalı denemeden sonra zaten tek cümle olan repliğimi söyledim. Sık sık ve farklı açılardan çekim tekrarlandı. Ayakta durmaktan ve heyecandan olsa gerek ayaklarım ve belim ağrımadı değil ama neticede hoşuma gidiyordu. Ha sanırım ve büyük bir ihtimalle bende siyatik rahatsızlığı da var :S Neyse çekimleri tamamladık ve 01.15 gibi falan çekim bitti. Sonra Nurettin, çekim uzarsa onda kalabileceğimi hatta çekinmemem gerektiğini çünkü öğrenci evi olduğunu ifade etmişti. Ben de çıkışta önce gözlerimle sonra da telefonumla Nurettin’i aradım ama nafile çabalardı bunlar. Nurettin’in tarif ettiği eve gittim. Daha doğrusu gittim sanıyormuşum 🙂 Aradım taradım, baktım buldum (buldum sanıyormuşum) Bu arada Nurettin, ertesi gün dizinin galası olduğundan ailesinin kaldığı esas evine gitmişti ve bana öğrenci evindeki arkadaşının da ismini söylemişti. Ben de misafirliğe gidiyoruz, elimiz boş olmasın diye içecek ve çerez tarzı bir şeyler almıştım. Neyse efendim tarife yakın bir evi buldum. Kapı zillerine baktım, Nurettin ….. diye biri var. Tabi çaldım zili… “Kim o?” diye bir ses geldi. Ben de gayri ihtiyari “Ben Çağrı, Nurettin’in arkadaşı” dedim ama ondan sonra başka ses gelmedi. Bir kaç defa daha zili çalmama rağmen açan da olmadı 🙂 Bu sırada ben tabi deli dana gibi o civarda geziyorum. Zili çaldığım apartmanın birinci katından bir adam çıktı ama zebellah gibi mübarek 🙂 “Napıyon sen, ne dolaşıyon gecenin bir vakti!” diye bir soru sordu. Dişi kedileri koruyan bir Kötü Kedi Şerafettin edası vardı üzerinde 🙂 Ben de durumu anlattım ama adam da tanımıyor Nurettin’i… Sonra da başımın çaresine bakmam lazım diyerek gittim rastgele bir otele sordum gecelik fiyatı ama cebimde de yalan olmasın ya 60 ya 70 Lira para var. “Ağabey, öğrenciyim. Ne olur falan dedim ama kabul edilmeme ihtimalim de var çünkü saat gece 02.00 olmuş. Adam da “Benim de öğrencilerim var. Öğrencinin halinden anlarım 40 TL yeter” dedi ama içimde patlayan sevinç volkanlarını görseydiniz bi 🙂 Neyse efendim sonra da ben çıktım odaya. Odada tuvalet yok, banyo yok 🙂 Neyse ki televizyon uydudan bir çok kanalı çekiyordu. Ben de aldığım çerezler ve içecekle televizyon izledim biraz daha. Bir telefonuma bakayım dedim, orada kendime biraz sövdüm sanki 🙂 Meğer Nurettin, yorgun olduğum için uyuyakalabilirim diyerek arkadaşının numarasını mesajla göndermiş bana ama ben telefona bakmamışım. Neyse bir macera oldu diyerek kendimle barıştım. Sonra da sabah 11 gibi uyanıp geri döndüm. Sonra da diğer bölümlerin çekimlerine de çağırıldım ve sanırım bundan sonra da çağırılacağım.

Şimdi gelelim geçen yazıda merak edilenlerin cevaplarına:

Hangi dizi?

TRT 1’de her Pazartesi 19.50’de yayınlanan Bir Zamanlar Osmanlı: Kıyam… Hatta bugün 4. bölüm var ve ben ilk kez bu bölümde yer aldım. Ben de merakla bekliyorum ve izleyeceğim. 

Çekimlerde neler oldu?

Bunu gizli tutmam gerektiğine karar verdim. Çok ayrıntı hoş karşılanmıyormuş.

Sen ne rolündesin?

Ben Osmanlı Devleti’ne fitne fesat sokmaya çalışan bir Acem (İran) Teşkilatı’nın ajanlarından biriyim.

Rolün sürekli mi?

Öyle diyorlar ama bakacağız. Ajan olduğum için ölebilirim de 🙂

Nurettin’in orada görevi ne?

Nurettin benim de birlikte çalıştığım ajansın cast direktörlüğünü yapıyor.

Ünlüleri gördün mü?

Şimdiye kadar Tolga Karel, Aslı Tandoğan ve Ezel Akay’ı gördüm ama inanıyorum ki, bu diziyle birlikte çok iyi yerlere geleceğim ve daha fazla ünlü göreceğim. Ha öyle bir derdim, çabam yok ünlüleri göreyim imza alayım falan diye onu da ayrıca belirtmek isterim.

 

Bundan sonraki gelişmeleri de kısa kısa aktaracağım.

Keyifle, sıhhatle…

Yazar hakkında

Çağrı

Ekim 87'den bu yana nefes alıp veren bir beşer. Çokça şaşar.

Yorum bırak

4 yorum

WordPress theme demo plugin by SpotOn Search Engine Optimization.