Yerli film önerileri için önerdiğim 20 yerli film seçiminde epey zorlandım ama “Değdi mi?” derseniz; kesinlikle evet. Bana da bir arşiv oldu. Hayat çok kısa geldiği için mümkün olduğunca fazla kitap okuyup mümkün olduğunca fazla film izleme hatta yerli film izleme derdine düşüyorum kimi zaman. Ne kadar uğraşsam da listeme sürekli yenilerini eklediğimden bir türlü bitmeyecek gibi görünüyor ama en azından deniyorum. Size de tavsiye ederim. Hatta “Depo” sekmesinde izleyeceğim ve izlediğim filmler, okuyacağım ve okuduğum kitaplar gibi sayfalar mevcut. Dilerseniz kendi listenize ekleme yapmak için benim listelerime de göz atabilirsiniz.

Hatırlayanlar olacaktır; geçtiğimiz Şubat ayında önerdiğim 16 yerli kitap diye bir yazı yazmıştım. Bu yazıda da 10 yerli filmi aktarmak istedim. Bu yazımda da tıpkı kitap önerdiğim yazımdaki gibi 2017, 2018 ve 2019’da izlediğim filmleri de aktaracağım.

2017’de izlediklerim

2017 yılında kısa filmler de dahil olmak üzere izlediklerimin sayısı 46 olmuş. Bu ortalama olarak her hafta 1 filme denk gelir. Bazılarının kısa film olduğunu düşünürsek aslında yüksek bir rakam değil ama o dönemki koşullarla ancak bu kadarını yapabilmişim demek ki.

  1. Ahmet Uluçay – Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak
  2. Ang Lee – Pi’nin Yaşamı
  3. Asif Kapadia – Amy
  4. Aydın Sayman – İçimdeki İnsan (Fareyi Öldürmek)
  5. Clint Eastwood – Milyon Dolarlık Bebek
  6. Çağan Irmak – Bana Old and Wise’ı Çal
  7. Damien Chazelle – La La Land (Aşıklar Şehri)
  8. Deniz Gamze Ergüven – Mustang
  9. Denizcan Yüzgül – One Human Family (Kısa animasyon film)
  10. Denizcan Yüzgül – Akvaryum/Aquarium (Kısa animasyon film)
  11. Denizcan Yüzgül – End of Space (Kısa animasyon film)
  12. Denizcan Yüzgül – Freedom Never Alone (Kısa animasyon film)
  13. Denizcan Yüzgül – Ekodenge/Ekobalance (Kısa animasyon film)
  14. Denizcan Yüzgül – Çark (Kısa animasyon film)
  15. Denizcan Yüzgül – Yakın Gelecek/Near Future (Kısa film)
  16. Derviş Zaim – Tabutta Rövaşata
  17. Derviş Zaim – Filler ve Çimen
  18. Erhan Kozan – Halam Geldi
  19. Erol Özlevi – Dönerse Senindir
  20. Frank Darabont – Yeşil Yol
  21. James Ward Byrkit – Paralel Evren
  22. Mahmut Fazıl Coşkun – Yozgat Blues
  23. Mahmut Fazıl Coşkun – Uzak İhtimal
  24. Mahsun Kırmızıgül – Vezir Parmağı
  25. Matt Ross – Kaptan Fantastik
  26. Murat Şeker – Çakallarla Dans 4
  27. Nico Gao – Again (Kısa animasyon film)
  28. Ozan Açıktan – Aile Arasında
  29. Ömer Lütfi Akad – Vesikalı Yarim
  30. Ridley Scott – Marslı
  31. Serdar Akar – Dar Alanda Kısa Paslaşmalar
  32. Serhat Karaaslan – Bisiklet (Kısa film)
  33. Serhat Karaaslan – Musa (Kısa film)
  34. Sermiyan Midyat – Ay Lav Tu Tuu
  35. Steven Spielberg – Terminal
  36. Togan Gökbakar – Recep İvedik 5
  37. Tolga Örnek – Sen Benim Her Şeyimsin
  38. Türkan Şoray – Uzaklarda Arama
  39. Umur Turagay – İkimizin Yerine
  40. Umut Delimehmet – Bıyık (Kısa film)
  41. Yakup Tekintangaç – Azad (Kısa film)
  42. Yakup Tekintangaç – Kapsül (Kısa film)
  43. Yavuz Turgul – Av Mevsimi
  44. Yeşim Ustaoğlu – Tereddüt
  45. Yılmaz Erdoğan – Ekşi Elmalar
  46. Yılmaz Erdoğan – Tatlım Tatlım: Haybeden Gerçeküstü Aşk

2018’de izlediklerim

2018 yılında ise bir önceki yılı aşarak tam tamına 54 film izlemişim. Bunların çok az bir kısmı kısa film olduğundan fena sayılamayacak bir istatistiğe imza atmışım demektir. – bence

  1. Ahmet Katıksız – Bizim İçin Şampiyon
  2. Ali Atay – Ölümlü Dünya
  3. Andy Serkis – Mogli: Orman Çocuğu
  4. Bahman Ghobadi- Kaplumbağalar da Uçar
  5. Burak Aksak – Deli Dumrul
  6. Byron Howard & Rich Moore & Jared Bush – Zootropolis: Hayvanlar Şehri
  7. Christoper Nolan – Dunkirk
  8. Danny Boyle – Steve Jobs
  9. David Fincher – Dövüş Kulübü
  10. Emin Alper – Tepenin Ardı
  11. Emin Alper – Abluka
  12. Fernando Meirelles ve Kátia Lund – Tanrı Kent
  13. Francis Ford Coppola – Baba
  14. Francis Ford Coppola – Baba 2
  15. Francis Ford Coppola – Baba 3
  16. Guillermo del Toro – Suyun Sesi (The Shape of Water)
  17. Gupse Özay – Deliha 2 
  18. Ildikó Enyedi – Beden ve Ruh
  19. Jordan Peele – Kapan (Get Out)
  20. Luca Guadagnino – Beni Adınla Çağır
  21. Martin McDonagh – Üç Billboard Ebbing Çıkışı, Missouri (Three Billboards Outside Ebbing, Missouri)
  22. Martin Scorcese – Zindan Adası
  23. Matt D’avella – Minimalizm: Önemli Şeylere Dair Bir Belgesel
  24. Mehmet Ada Öztekin – Kaybedenler Kulübü Yolda
  25. Michel Gondry – Sil Baştan (Eternal Sunshine of the Spotless Mind)
  26. Murat Şeker – Görevimiz Tatil 
  27. Nuri Bilge Ceylan – Koza (Kısa film)
  28. Nuri Bilge Ceylan – Ahlat Ağacı
  29. Onur Ünlü – Aşkın Gören Gözlere İhtiyacı Yok
  30. Onur Ünlü – Cingöz Recai
  31. Ömer Vargı – Kabadayı
  32. Ömer Vargı – Her Şey Çok Güzel Olacak
  33. Paul King – Ayı Paddington
  34. Paul King – Ayı Paddington 2 
  35. Quentin Tarantino – Django (Zincirsiz)
  36. Richard Starzak & Mark Burton – Kuzular Firarda
  37. Robert Zemeckis – Yeni Hayat
  38. Rob Reiner – Şimdi ya da Asla (The Bucket List) 
  39. Selçuk Aydemir – Ailecek Şaşkınız
  40. Selim Evci – Saklı
  41. Stanley Kubrick – Full Metal Jacket
  42. Steven Spielberg – Er Ryan’ı Kurtarmak
  43. Şerif Gören – Yılanların Öcü
  44. Tamta Gabrichidze – Satıcının Yolculuğu (Belgesel)
  45. Todd Phillips – Git Başımdan
  46. Tolga Karaçelik – Gişe Memuru
  47. Tolga Karaçelik – Kelebekler
  48. Yavuz Turgul – Eşkiya
  49. Yavuz Turgul – Gönül Yarası
  50. Yavuz Turgul – Yol Ayrımı
  51. Yılmaz Erdoğan – Kelebeği Rüyası
  52. Yılmaz Erdoğan & Ömer Faruk Sorak – Vizontele
  53. Yılmaz Erdoğan – Vizontele Tuuba
  54. Yılmaz Erdoğan – Organize İşler

2019’da izlediklerim

2019 yılının 5. ayını yaşadığımız şu günlerde bayağı iyi bir istatistik yakalayarak 4,5 ayda 33 film izlemişim. Bu durumda yıl sonuna kadar aynı ivmeyle devam edersem 90 filmi devirmiş olurum. Haydi bakalım, umarım.

  1. Abderrahmane Sissako – Timbuktu
  2. Alejandro González Iñárritu – Birdman veya Cahilliğin Umulmayan Erdemi
  3. Alex Garland – Ex Machina
  4. Alfonso Cuarón – Roma
  5. Bedran Güzel – Yol Arkadaşım
  6. Brandon Camp – Benji
  7. Can Ulkay – Ayla
  8. Cem Yılmaz & Ali Taner Baltacı – Hokkabaz
  9. Coen Kardeşler – İhtiyarlara Yer Yok
  10. Coen Kardeşler – The Ballad of Buster Scruggs
  11. Darren Aronofsky – Bir Rüya İçin Ağıt
  12. David Fincher – Seven (Yedi)
  13. Emre Erdoğdu – Kar
  14. Emre Yeksan – Körfez
  15. Jean-Pierre Jeunet – Amélie
  16. Jonas Åkerlund – Polar
  17. Kaan Müjdeci & Senay Aydemir & Evrim Kaya & Fırat Yücel – Kapalı Gişe: Türkiye’de Tekelleşen Film Dağıtımı
  18. Ketche & Can Ulkay – Müslüm
  19. Kıvanç Baruönü – Arif V 216
  20. Murat Fıratoğlu – Kholoud Ahmed’in Fotoğrafı (Kısa film)
  21. Neil Burger – Limit Yok
  22. Peter Farrelly – Green Book (Yeşil Rehber)
  23. Roman Polanski – Piyanist
  24. Serdar Akar – Çiçero
  25. Steven Spielberg – Schindler’in Listesi
  26. Susanne Bier – Bird Box (Kafes)
  27. Tim Burton & Mike Johnson – Ölü Gelin
  28. Tim Burton – Büyük Balık
  29. Tom Shadyac – Patch Adams
  30. Travis Knight – BumbleBee
  31. Yılmaz Erdoğan – Organize İşler 2: Sazan Sarmalı
  32. Yunus Ozan Korkut – Benim Varoş Hikayem
  33. Yunus Ozan Korkut – Mualla (Kısa film)

Önerdiğim 20 yerli film

Ahmet Katıksız – Bizim İçin Şampiyon

Bir atın, bir devre nasıl damgasını vurduğunu gördüm bu yerli film ile. At ile jokeyinin üzerinden start alıyor ama daha sonra acılar, mücadeleler ve geçmişe dönük pişmanlıklar giriyor start hakemi emrine. Mutlaka izleyin derim.

Ali Atay – Ölümlü Dünya

Ali Atay’ı Leyla Mecnun’dan ve Onur Ünlü’nün filmlerinden zaten neredeyse hepimiz biliyoruz ama bir de kamera arkasındaki performansına bakmak gerek denildiği anda kadrajını iyi ayarlayıp, senaryosunu da ince ince yazmış. Asla pişman olmayacağınız ve epey de güleceğiniz bir film.

Can Ulkay – Ayla

Mustafa Uslu’nun yapımcılığını yaptığı filmler genelde Amerikan Sineması’nın tarzını andırıyor ama bunu yaparken de Türk kültürüne sadık kalmayı ihmal etmiyor. Kamera arkasında ise Can Ulkay gerçekten kayda değer bir iş çıkartmış ortaya. Draması bol ama yer yer de gülümseten; gerçek bir hikayeden yola çıkılarak hazırlanmış harika bir film.

Çağan Irmak – Dedemin İnsanları

Yıllar önce oyunculuğa yöneldiğim zamanlar bir lafım vardı: “Çağan Irmak filminde figüran olmak bile iyidir.” Artık oyunculuk ile ilgilenmiyorum ama sinema ve tiyatroyu takip etmeye devam ediyorum. Dolayısıyla Çağan Irmak benim için önemli yönetmenlerdendir. Diğer filmlerini de beğeniyor olsam da en beğendiğim, bana en sıcak gelen filmi Dedemin İnsanları olmuştur.

İlksen Başarır – Başka Dilde Aşk

İlksen Başarır ve Mert Fırat dostluğunun en başarılı örneği bence Başka Dilde Aşk filmidir. Filmin ana karakteri, işitme engelli olduğundan onların dünyasına hızlı ama vurucu bir bakış atma imkanı sunuyor.

Kaan Müjdeci – Sivas

Müjdeci, yeni dönem Türk sinemasının en başarılı isimlerinden biri bana göre. Sivas filminde terkedilen Sivas isimli bir kangalın dönüşümüne tanıklık ederken bir yandan da köpek dövüşleri gerçeğine odaklanıyorsunuz ve içinizde merhamet duyguları yükseliyor. Merhamete de acının da eşlik ettiği bu yerli film hem meraklısına hem de meraklı olmayanına ilginç gelecektir.

Ketche & Can Ulkay – Müslüm

Yapımcısı olan Mustafa Uslu’nun Ayla’dan sonra izlediğim ikinci filmi Müslüm. Ben arabesk müzik dinlerim. Dinleyeni de anlarım ve asla standart bir kalıbım yoktur; şu tarz müzik dinlemem diye. Dolayısıyla Müslüm Gürses’i de severim. Bu filmde Gürses’in hayatının tüm önemli dönemlerine net bir biçimde yaklaşma imkanı buldum. Yer yer acıdım, yer yer kendimi ona yakın hissettim, yer yer kızdım ama film bittiğinde “İyi ki izlemişim” dedim. Yerli film arıyorsanız üst sıralarda olsun.

Kutluğ Ataman – Kuzu

Ataman’ın izlediğim ilk ve tek filmi Kuzu. Renkleri, oyunculukları ve doğal çekim ortamı sebebiyle durağan görünse de kendi içinde ciddi devinimi olan bir film. Dikkatli izleyicisini çembere dahil ederek tüm ayrıntılarını sunarken, dikkati biraz dağınık olan izleyiciye ise yine çemberin etrafında izleme imkanı veriyor. Film sonunda ise ters köşe yaptığını spoiler olarak vermeden edemeyeceğim 🙂

Mahsun Kırmızıgül – Beyaz Melek

Kırmızıgül’ü çeşitli sebeplerden sevmeyebilirsiniz ama sinema konusunda gerçekten iyi işler yaptığına inanıyorum şahsım adına. Neredeyse tüm filmlerini beğenerek izledim. Yine de Beyaz Melek, diğerleri arasında birkaç gömlek daha üstün geliyor bana. Yine Kırmızıgül filmlerinde de Amerikan sinemasında yer alan drama ögelerine sıklıkla rastlamak mümkün.

Mustafa Altıoklar – Ağır Roman

Alt metninde arabeskin tonlarına yer veren filmleri severim. Ağır Roman da yine onlardan biri. Metin Kaçan’ın aynı adlı romanında yola çıkılarak hazırlanmış olsa da Yönetmen Altıoklar’ın küçük ama vurucu dokunuşlarını hissettiriyor. Ayrıca oyunculukların da tatmin edici düzeyde olduğunu belirtmem gerek.

Onur Ünlü – İtirazım Var

Dizilerinden Leyla Mecnun ve özellikle Şubat’ı yerli diziler arasında en üst sıralara koyduğum; aynı zamanda şairliğine da şapka çıkarttığım Onur Ünlü’nün İtirazım Var adlı filmi şimdiye kadar izlediğim yerli filmler arasında en baştadır. Serkan Keskin, Umut Kurt, Osman Sonant ve Serdar Orçin’in oyunculukları beni benden almıştır.

Ozan Açıktan – Annemin Yarası

Bu filmin hikayesini, oyunculuklarını ve bilhassa renklerini çok sevdim. Filmleri izlerken istemeden de olsa renklere çok dikkat kesilirim. Bu film “en başarılı color”ı olan filmlerden biri benim için. Samimi ama girift bir hikayenin, yer yer net ama çözdükçe dolanan oyunculukları ile takdiri hakediyor.

Ömer Vargı – Kabadayı

Şener Şen’i zaten beğenirim ama Kabadayı filminde bir başkaydı. Filmin öyküsü ve oyunculukları zaten tam anlamıyla harika. Buna bir de Şener Şen’in duru oyunculuğu eklenince filmin efsane olması kaçınılmaz oldu benim için. Tabi bu arada Yönetmen Vargı’nın film tasarımını da takdir etmek gerek.

Reha Erdem – Kosmos

Yeni dönem Türk oyuncular arasında en beğendiklerim arasında yer alan Sermet Yeşil ve Türkü Turan’ın uç noktalarda gezinen ve zaman zaman da normal seviyeye inen “Hayvansı” hatta daha niş bir tanımlama ile “Köpeksi” oyunculukları bambaşka bir film deneyimi yaşamamızı sağlıyor. Bu tür filmler hem oyuncu hem de yönetmen açısından zordur ama Reha Erdem alnının akıyla çıkmış.

Tolga Karaçelik – Sarmaşık

Yeni dönem Türk sinemasında en beğendiğim birkaç yönetmenden biri Karaçelik. Ayrıca filmde en beğendiğim Türk oyuncular listesinde ilk 5’te olan Nadir Sarıbacak da var. Karaçelik’in minimal mekan seçimine Sarıbacak başta olmak üzere diğer oyuncuların da keskin oyunculukları ile katkı sağladığı bu yerli film mutlaka “En az 1 kere” izlenmeli.

Tolga Karaçelik – Kelebekler

Yine bir Karaçelik filmi. Bu filmde de 3 farklı karakterin (kardeşler) bir yol hikayesine, varışlarına ve vardıkları yerin ulaşmak istedikleri yer olmamasına tanıklık ediyoruz. Gerçekten minimal mizahı ile de güldürmeyi ve düşündürmeyi başarıyor film. Böylece anlıyoruz ki Karaçelik, minimal olarak kendini var eden filmler çekmeyi seviyor. İyi ki de böyle yapıyor.

Tunç Başaran – Uçurtmayı Vurmasınlar

Yıllar önce; henüz çocukken izlediğim bu filmin hangi tür filmleri seveceğim konusunda bana kılavuzluk ettiğini anlayabiliyorum. O dönemin şartlarına göre müthiş bir film olduğunu, hatta günümüzde çekilse bile bu kadar vurucu olamayacağını düşünüyorum.

Yavuz Turgul – Eşkiya

Yine bir Şener Şen klasiği… Şen, Türk sineması tarihinde gelmiş geçmiş en iyi oyunculardan biri. Hatta daha odaklanmış bir tanım yaparsak minimal oyunculuk konusunda Türkiye’nin en nadide örneği. Az şeyle çok şey anlatma konusunda sinematik bir örnek verecek olsaydım mutlaka Eşkiya’yı söylerdim.

Yeşim Ustaoğlu – Pandora’nın Kutusu

Festival/Sanat filmleri izlemeye ilk başladığım dönemlerde izleyip gerçekten beğendiğim bir filmdi. Yönetmen Ustaoğlu’nun daha sonra da birçok filmini izledim. Tereddüt adlı yerli film de beğenilenler listemde olsa bile yine de gönül bağım Pandora’nın Kutusu’ndan yana.

Yılmaz Erdoğan – Kelebeğin Rüyası

Şiiri seven bir insan olarak bu filmin de hem dokusunu hem oyunculuklarını sevdim. Gülümseten, acıtan; aynı zamanda da umudu hep taze tutmayı alt metin olarak veren bir film. Mert Fırat ve Kıvanç Tatlıtuğ’un oyunculuk konusunda nasıl çıtayı yükselttiklerini de bu filmde görebilirsiniz. Filmde Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip Uslu’nun hayat hikayeleri üzerinden bir anlatım var. Ben de bu yazıya veda ederken Rüştü Onur’un bir şiirinden dizelerle tanıştırmak istiyorum sizi.

Hülasa anacığım;
Ne ambarda darım,
Ne evde karım var.
Çıplak doğurdun beni,
Çıplak gideceğim

Rüştü Onur

 

Sizin de önereceğiniz yerli filmler varsa mutlaka bana konu altından yorumla yazın. Keyifle, sıhhatle…