Ne kadar istesen de kendince çabalar gösterip işe yaramadığını hissediyorsun. Uzun yıllar süregelen bir hayat seni ve bir başkasını geride bırakarak devam ediyor. Çabalarının görülmediği belki de görülemediği düşüncesi seni yıpratıyor sen farkında olmadan. Elbette yıpranan sadece sen olmuyorsun. Neyin ne zaman ve nasıl olduğunu farkedemiyorsun ve bir anda gelişiyor bütün kötü olaylar. Yıllardır zihnini meşgul eden “Ya öbür türlü olursa” düşüncesi vuku buluyor ve sen ortada dımdızlak kalıyorsun. Hayat adına hiç bir şey bilmediğini, yapamadığını, yapamayacağını, yetemeyeceğini farkediyor ve bir çözüm bulamıyorsun. Uğraşıyor, didiniyor ama yine de istediğine ulaşamıyorsun. Önüne gelen her olumsuzluğa küfürler savuruyor ve kendini rahatlattığını hissediyorsun. Alkole sarılıyorsun bazen çözüm olmadığını bile bile ve bu durum seni yalancı mutluluklarıyla kandırıyor. Dahası eskisi gibi olsa bile yeniden bir şeylerin bozulacağı düşüncesiyle geri dönüşü de kendine uzak bir ihtimal olarak kabul ediyorsun. Karşındakine zarar verdiğini, vereceğini hissedip “Ne olacaksa şimdi olsun” diyerek ne kadar uzarsa o kadar daha kötü olacağını ve o kadar kötü hissettireceğini biliyor ve zihninin gergefinde çıkmaz sokaklara sapıyorsun. Kurtulmak ve kendini iyiye sevk etmek o kadar zor ki anlatamam. İyinin ne tarafta olduğunu bile bilmiyorum…