Müzik Röportaj

Olay Kadın: Ceren Olay Ayhan’la röportaj!

Yazar: Çağrı

   Yaklaşık 1 yıldır birçok müzikseverin merakla ve beğeniyle takip ettiği Ceren Olay Ayhan ile bir röportaj gerçekleştirdim. O kadar sevimli bir mizacı var ki anlatamam. Röportajdan çok abla kardeş arasındaki muhabbete benziyordu. Hani “Abla sevgilimden ayrıldım, moralim çok bozuk!” desem “Gel ablam omzuma yat, bakarız çaresine.” diyecek gibiydi. Ayrıca orkestrasındaki ekip üyeleri ayrı ayrı enstrümanlarını öyle bir konuşturdular ki adeta müzikâl olarak anlaştık diyebilirim. Bunların yanısıra Ceren Abla’nın arkadaşları Ulaş Ağabey, Aysun Hanım ve adını hatırlayamadığım ağabey de geceye renk kattılar. Sizi daha fazla meraklandırmadan röportajımıza geçelim:

 

“Doktorlar, yaşaması olay olur demişler!”

 

Öncelikle röportaj talebimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz.

Ben teşekkür ederim. Benim için bir keyif.

Sizi biraz tanıyabilir miyiz? Nerede ve ne zaman doğdunuz?

Tabii ki: Ben prematüre bir bebeğim. 16 Temmuz 1981-Ankara doğumluyum. Babamın işi dolayısıyla uzun süre Ankara’da kaldık. Akabinde de Bilecik’e geçtik. Bunun akabinde İstanbul’a geldim. 1986’dan bu yana; babam vefat ettiğinden beri İstanbul’da yaşıyorum.

İkinci isminiz Olay’ın hikayesi biraz ilginç. Bundan bahsedebilir misiniz?

Ben 7 aylık bir bebeğim. Doktorlar benim yaşamama “Olay olur!” demişler ve annem ameliyattayken, anneme haber vermemişler. Rahmetli babama demişler ki; “Bebeği mi tercih edersin, anneyi mi?” Babam, anneyi tercih etmiş. Ve kendini benim ölümüme hazırlamış ama ben sağ çıkmışım o ameliyathaneden. Dolayısıyla diğer adım “Olay” olmuş.

Ailenizden biraz bahsedebilir misiniz?

Tabii ki: Anne tarafım Maraş’lı. Ben; anne tarafından Çerkes, baba tarafından Ankaralıyım. Ailenin de sülalenin de tek çocuğuyum. Baba tarafımın tek kızıyım. Birazcık şımarıklığım da ondan kaynaklı sanırım. Bir evladım var, Allah bağışlarsa 11 yaşında. Küçük ve çekirdek bir aileyiz yani.

Şu an evlisiniz zannediyorum…

Yok, ayrıldım eşimden.

 

“İnşallah evlenirim!”

 

Şu anda internet sitelerinde evli olarak görünüyorsunuz. Buna bir açıklık getirebilir misiniz?

Tabii ki açıklık getiririm: Allah dua kabul etsin. İnşallah evlenirim 😀

Küçükken ne olmak istiyordunuz?

Ben çok açık bir şeyler söylemek istiyorum. Benim babam Yüksek Jeoloji Mühendisiydi. Annem de emekli bankacıdır ve aynı zamanda İngilizce Öğretmenidir. İki mesleğe de hiç bir zaman yakınlığım olmadı. Tercümanlık okudum ve ana dilim gibi İngilizce konuşuyorum ama hiç bir zaman buna da ısınamadım. Uzun yıllar uğraşmama rağmen yine de ısınamadım. Ben kendimi 5 yaşındayken fırçalarla, lavabo açacaklarıyla şarkı söylerken hatırlıyorum. Nerede bir düğün olsa ben ilk sahneye fırlayan ufaklık olurdum. Ben hayallerimi yaşıyorum şu anda.

Bu mesleği yapmıyor olsaydınız ne yapıyor olurdunuz?

Ölmüş olurdum! (Burada sevenlerinden alkış geliyor.)

Müzik dışında neler yapmaktan hoşlanırsınız?

Dediğim gibi; hayatta bir annem bir evladım var. Müziğin dışında da onlardan kıymetli hiç bir şey yok. Dolayısıyla ben, müzikle uğraşmadığım her dakika onlara vakit ayırmaktan mutlu oluyorum.

Kendinizde en sevdiğiniz ve sevmediğiniz huyunuz?

Kendimde en sevdiğim huyum: Buradan bakarsın, benim arkamı görürsün. Ben saydam bir kişiliğim. En sevmediğim huyum da şu kopasıca çenem yani…  (Burada bir gülümseme hakim oluyor hepimize. Sen hep konuş Ceren Abla diyesimiz geliyor.) Tutmayı ve politik bir insan olmayı çok isterdim.

Peki, siz benim yerimde olsaydınız kendinize ne sorardınız?

Hmm güzel soru! Ben Ceren Olay Ayhan’a hiç karşıdan bakamadım. Hep karşıdan bakanlara sordum nasıl görünüyorum diye. Hep güzel şeyler duydum. Eğer senin yerinde olsaydım, bana şunu sorardım: Şu anda hayallerini yaşıyorsun, bundan sonra ne yapmak istersin?

Peki buna bir cevabınız olur muydu?

Var. Çok büyük bir idealim var. Ben sahneye ilk çıktığım gün karşımda ufak bir kitle vardı. Dedim ki; ilk şarkı nefesimi burada veriyorum. Allah dua kabul etsin, son şarkı nefesimi de burada vereyim. Ceren Olay Ayhan, bundan sonra şunu yapmak istiyor: Maddi durumu, olanakları, imkânları her ne olursa olsun beni, “Gel Abla!” diye çağıran herkesin yanında olmak istiyorum. Bugün olduğu gibi…

Peki az önce bahsettiğiniz ilk sahne deneyiminizi nerede yaşamıştınız?

Melek Meyhanesi’ydi: Taksim. Doğum günümdü benim. Bana söylemediler. Dediler ki; “Doğum gününü kutlayacağız.” Benim bir arkadaşım var. O mekânı kapatmış… O dönem 3 Bin kişilik bir fan sayfasına sahiptim. Mekânı kapatmış ve fanlarıma haber vermişti. Onlar da Allah razı olsun gelmişler. İlk şarkımı orada söyledim.

Tarihi hatırlıyor musunuz?

16 Temmuz 2010’du. Neredeyse 1,5 yıl önce…

Şarkılarınızı hangi duygularla yapıyorsunuz?

Ben genelde, kenarda-köşede saklı kalmış şarkıları seviyorum. İçinde hüzün olan, ayrılık olan şarkıları seviyorum. Ben de herkes gibi zamanında çok büyük bir aşk yarası aldım. Ben yüreğime bir tırnak yarası atan şarkıları seviyorum. Özellikle de onları seçiyorum.

Şarkılarınızı siz mi besteliyorsunuz?

Şöyle söyleyeyim: İnternette paylaştığım videoların üzerinde yazan tüm şiirler bana ait ama Allah beste kaabiliyeti vermemiş; ortalama bir ses vermiş ve onunla devam ediyorum.

En sevdiğiniz renk?

Siyah… Siyahı çok severim, bütün günahları örter ve ben günahlarım görünsün istemem.

 

“En büyük çılgınlığım kızım!”

 

Yaptığınız en büyük çılgınlık?

Buse… Kızım… Ben bütün hayatımdan vazgeçip ona sahip oldum. Kariyerimi öteleyip ona sahip oldum. Ben 18 yaşımda anne oldum. Oysa ki önümde çok farklı bir gelecek vardı. Yurtdışında okuma hakkı kazanmıştım. TOEFL’ı dereceyle kazanmıştım ama ben evladımı seçtim ve iyi ki de seçmişim!

Sevdikleriniz için neleri göze alırsınız?

Şah damarımı keserim!

Ailenizin müzikâl yaşantınıza tepkisi ne şekilde?

Annemin öyle bir sesi var ki; Beni yaptığım işten utandırır. Ben ondan zaten şarkı söylemeyi öğrendim. Ben ilk, “Solist olacağım!” dediğim zamanlarda (Burada geçmişi hatırlayıp kahkahalara boğuluyor. Biz de kendisine eşlik ediyoruz J) fenalık geçirmişti. Çünkü onun istediği, tercümanlık ve kurul asistanlığı üzerine kariyer yapmamdı. İstemedi ama en ön sırada ve ilk alkışlayan da hep o oldu.

Aşkla ilgili düşüncelerinizi sorsam?

Aşk benim en olmazsa olmazımdır. Ben bir hayale bile aşık olarak, duvara bakarak şarkı söyleyebilen biriyim. Aşk için ikinci ibadetim diyebilirim.

Şimdi size söyleyeceğim kelimelerin neler çağrıştırdığını tek kelimeyle ifade eder misiniz?

Aile: Vazgeçilmezim

Mavi: Gökyüzü

Bilgisayar: Acemilik (Yeni yeni öğreniyorum)

İnternet: Bağımlıyım

Suskumru: Nedir bu? Arkadaşlarına soruyor. Ve ben sitemin adı olduğunu söyleyince şu tepki geliyor:

Öyle mi! Bundan sonra fanı olacağım ilk site o zaman.

Sigara: En büyük ikinci keyfim

Deniz: Saflık

Okyanus: Korkarım

Koltuk: Rahatlık (Ben çok düşkünüm)

Merhamet: Her insanda olmalı

Baba: İlâh

Anne: Kraliçem

Evlat: Ahhh ah, neler sormuşsun… Yüreğim!

 

“Babam beni ninnilerle uyuturdu,

sesi hâlâ kulağımda…”

 

Devam ediyoruz: Müzik ilk ne zaman ve nasıl girdi hayatınıza?

Babam ölmeden önce girdi. Çok iyi olmayan bir sesi vardı ama beni hep ninnilerle uyuturdu. Onun sesi hâlâ kulağımdadır.

Dönüm noktam dediğiniz bir yer var mı yoksa ileride mi olacağını düşünüyorsunuz?

Evet var. İlk videoyu çektiğim yerde o beyaz koltuğa ilk oturup da ilk şarkıyı söylediğim an benim dönüm noktamdır.

Bir albüm hazırlığınız var mı?

Hemen bahsedelim. Çok önemli müzisyenlerden ve prodüktörlerden albüm teklifleri alıyorum. Şu an kendimi hazır hissetmiyorum. Ben biraz daha açım galiba sevgiye. Kitlemi bir göreyim, neler istiyorlar öğreneyim ondan sonra Allah kısmet ederse yaparım.

Müzik dünyasında kimleri beğeniyorsunuz?

Tek isim söylerim sana, yanına da kimseyi yakıştıramam: Saçının telinden ayağının ucuna kadar Bülent Ersoy hayranıyım ben. (Burada alkışlar yükseliyor ve tabii ben de alkışlıyorum.)

Bir şarkının sözleri mi armonisi mi daha önemlidir size göre?

Sözleri çok önemlidir!

Gözlerinizi kapatıp geleceği hayal ettiğinizde kendinizi nerede ve nasıl görüyorsunuz?

Sahnede ve onbinlerin önünde görüyorum!(Burada da alkışlar yükseliyor. Bana göre de onbinlerin fazlasını hakediyor Ceren Abla!)

Hayranlarınızla aranız nasıl?

Onların hepsine ayrı ayrı kurban olurum.

Bundan sonraki konser takvimi nasıl şekilleniyor?

9-10 Aralık Cuma ve Cumartesi günü İstanbul Bakırköy Doğa Garden’dayım.

Ondan sonra 17 Aralık’ta Konya Black Garden’dayım. Konya bir çok solistin cesaret edemediği bir ildir. Allah’a binlerce şükürler olsun ki en büyük mekânında sahne alıyorum.  Yılbaşı için de yemin ediyorum size onlarca teklif alıyorum. Parayla alâkalı değil ama kitlemin en yoğun olduğu yerde yeni yıla onlarla girmek istiyorum.

Sizi takip etmek isteyen hayranlarınız için web siteniz ne zaman açılacak?

Web sitem aslında hazır ama ben karşıdan göründüğüm kadar sevimli biri değilim. Ben çok ince eleyip sık dokuyan biriyim. Şuan web sitem 1,5 aydır hazırlanmaya çalışıyor ve yapan arkadaş kara kahırlarda çünkü beğenmediğim yerler çıkıyor ama bana ulaşmak isteyen herkes facebook’taki fan sayfamdan ulaşabilir. Oradaki cep telefonu bile bana ait. Benim hayranlarımla aramda en ufak bir uzaklık yok.

Sizi en çok ifade eden şarkı desek?

(Burada şarkıya giriyor Ceren Abla, “Ara sıra aklıma gelir…”) Benim için çok değerli bir arkadaşım var: Aksun Sağırlar. Benim için “Dön Gel!” diye bir parça yaptı. Hayatımda, doğduğum günden son bulduğum güne kadar beni tarif eden şarkı bu olacak sanırım.

Peki ileride siz de beste yapacak mısınız?

Ya söz yazabiliyorum ama beste yapamıyorum. Müzik, müzisyenin; beste bestekârın işi bence. Ben haddim olmayan şeylere karışmak istemiyorum.

Karasu ve bu konser hakkında ne düşünüyorsunuz?

Çok korkarak geldim. Acaba dedim… Ama ikinci şarkıdan itibaren inanılmaz bir reaksiyon aldım. Ben hep şunu söylüyorum: Yüreklerini avuçlarıma alabildiğim insanları seviyorum. Bugün belki onlarca yürek avuçlarımdaydı. Allah bin kere razı olsun.

Son olarak hayranlarınıza neler söylemek istersiniz?

Ben onlara hiç bir şey söylemedim. Ben onlara sadece şarkı söyledim. Öyle başka yaklaştılar, o kadar yücelttiler ki Allah lâyık kalmayı nasip etsin. Başka hiç bir şey istemiyorum.

Son bir de spontane sorum var: Grup üyeleri, gerçekten hepsi çok iyiydi. İşlerini hakkını vererek yaptılar. İsimlerini tek tek istiyorum ben, enstrümanlarıyla birlikte.

Bambaşka sevdiğim adamlar onlar. Defalarca ispatladığıma inanıyorum. Onların da beni abla-kardeş gibi sevdiklerine eminim. Bir kere olmazsa olmaz bir adamım var. Ayrıcalıklı severim onu hep: Klarnetçim Yaşar! Gözlerine baktığımda yüreğini gördüğüm adamdır. Hepsi öyledir ama Yaşar ilk günden beri yanımdadır.

Klarnet: Yaşar’ım var.

Ritim: Benim kuru çocuğum Hüseyin var. Küçücük bir adamdır ama devleşir sahnede.

Kanun: Selim… Çok yakışıklı bir adam olmasının yanısıra çok da başarılı bir müzisyendir.

Gitar: Fikret… Fikret Dedeoğlu! Neredeyse benimle yarışır. O derece iyi bir müzisyendir. Allah razı olsun kabul etmiştir benimle çalışmayı.

Klavye: Sergen’îm yeni katıldı aramıza. Ömürlük olsun diyorum inşallah. Bugün harikalar yarattı. Beni şaşırtmadı. Zaten biliyordum gözlerinin içine baktığımda başarılı olacağını ama bana çok büyük bir armağan vermiş oldu.

İyi ki yanımdalar. Kardeşlerimden Allah ayırmasın beni. İnşallah sesim yettiğince beraberiz.

 

 

Yazar hakkında

Çağrı

Ekim 87'den bu yana nefes alıp veren bir beşer. Çokça şaşar.

Yorum bırak

8 yorum