Bu yazıya nasıl bir başlık bulabileceğimi çok düşündüm ama ancak bu kadar ilerleme kaydedip ancak bu kadar iyi bir başlık bulabildim. Öncelikli olarak bu sürece kadar neler yaşadığımı bir özetleyeyim akıllı telefon geçmişimde. ilk akıllı telefonumu zannediyorum 2010 yılında edindim.

İlk akıllı telefonum: iPhone 4

Kendisi bir iPhone 4’tü. Almanya’dan gelen kuzenim getirmişti. Kendisi 2 sene kullanmış, ben de kullandım, sonra kız kardeşim kullandı ve en son erkek kardeşim kullandı. Bu telefon en son ekranının dağılması sebebiyle emekliye ayrıldı ama 9 sene boyunca 4 farklı sahip tarafından kullanıldı.

Android’e geçiş: Samsung S4 Mini

Ben iPhone 4’ten sonra eski tip telefonlar kullandım bir süre ve ardından Android tabanlı bir akıllı telefon olan Samsung S4 Mini’ye geçtim. 1 sene kadar kullandım kendisini, hatta belki de daha fazla. Beni üzmedi ama video çekerken falan donmaya başlaması biraz can sıkıcı olmaya başlamıştı.

Andoid’e devam: Samsung S4

Eşime Samsung S4 almıştık fakat ekranıyla ilgili ciddi temassızlık sorunları vardı. Bunun üzerine eşim bir iPhone 6S aldı ve ben de kısa bir süre Samsung S4 kullandım. Ekran problemi olmasa aslında halen bile kullanılabilecek bir akıllı telefon kendisi ama öyle ahım şahım işler yapamazsınız.

“Son Android”im: Samsung Note 3

Android tabanlı telefonlar arasında en beğendiğim, en severek kullandığım telefon Samsung Note 3’tü. Hem donma, kasma vs. gibi bilindik Android sorunları çok sık çıkarmaması, hem şarjının gayet makul oranda yetmesi (normal kullanımda 1 gün) hem de geniş ekranı ile gönlümde taht kurmuştu. Kendisi bir süre sonra (1 yıl kullandım.) cepte taşınamayacak bir seviyede olduğu gerçeğini yavaş yavaş hissettirmeye başlayınca satıp üstüne bir miktar para ekleyerek veda ettim.

IOS’a dönüş: iPhone 5S

Hem minimal bir boyutta olması hem de ilk akıllı telefonumdan edindiğim güzel duygular sebebiyle bir iPhone alayım dedim. Baktım ki benim bütçem ancak ikinci el bir iPhone 5S’e yetiyor; gittim Şubat 2017 civarında Kadıköy’de bir telefoncudan az bir pazarlık sonucunda aldım. Gerçi telefoncu biraz kazıkladı beni; şarj aleti orijinal dedi – değilmiş- kulaklığı orijinal dedi – çakmanın çakmasıymış- bir de kılıf ve kırılmaz ekran yaptı; gönderdi. Ben telefonumu Temmuz’a kadar hiç sorunsuz kullandım. Güzel güzel fotoğraflar, videolar çektim, müzik dinledim. Youtube’a takıldım. Sosyal medyada cirit attım, aradım, mesaj attım ve aramız gayet iyiydi. Ne olduysa Temmuz sonunda oldu.

Şarj aletinin orijinal olmamasından dolayı geçtiğimiz Temmuz sonunda batarya şişmesi sonucu ekran kalkmaya başladı. Tanıdığım ve gözüm kapalı güvendiğim bir telefon tamircisi abime götürdüm, dedim ki “Osman Abi bunun ekranı kalktı içine de kum girdi. Ne yapacağız? Yeni ekran mı takacağız yoksa bu ekranı mı geri yapıştıracağız?” Osman Abi bir baktı telefona, ekran kısmını kontrol etti, cihazın içini açtı ve bana dedi ki “Bunun pili şişmiş yiğidim. İstersen ücretsiz ekranı yapıştırayım sen sağ ben selamet; istersen yeni pil takayım 60 TL’ni alayım” Gerçekten de pili şişmişti. Zaten şarjının çok az gitmesinden anlamıştım. Dedim “Osman Abi tak yeni pili, 60 TL’den kaçmayalım. Sonra cebimizde patlar matlar, ziyan oluruz.” Pil değişim ve ekran yapıştırma işleminden sonra cihazımı yani iPhone 5S’imi 19 Eylül 2017’ye kadar kullandım. 19 Eylül’de IOS 11’e güncelledim ve uyudum. IOS 11’de telefon adeta bir uçak gibiydi. Beklemediğim kadar güzel gelmişti bana. Yatarken şarjım azdı ama dedim gece kapansın, sabah kalktığımda şarja takarım. Sabahında (06.00) kalktım ve doğal olarak şarjım bitmişti. Hemen şarja taktım. Eşimle kahvaltı yaptık falan derken 2 saat sonra ben telefonu hatırladım. Gidip açayım bari dedim ama telefon açılmadı. İnternette yazılan önerileri denedim. Power+orta tuş kombinasyonları falan hepsini denedim ama hiçbir yaşam belirtisi alamadım. Dedim hazır telefon bozulmuşken biraz dinleneyim. 2,5 gün telefonsuz hayatın tadını çıkardım. 2,5 gün sonunda arayacak olanların ulaşamaması problemini düşündüm. Bunun üzerine Çekmeköy/Taşdelen’de bir telefoncuya götürdüm. 1 saat sonra telefonumun “power entegresi“nin yandığını öğrendim. Telefoncu, kendisinin yapamayacağını, servisinin yapma ihtimalinin olduğunu ama maliyetinin ocağıma incir ağaçlarından oluşan bir orman dikeceğini belirtti. Ben de telefonumu aldım, eve geldim. Karasu’ya gittiğimde Osman Abi’ye göstereceğim. Yapılır derse ve fiyatı da uygun olursa yaptırır; kardeşime veririm. Yapılmazsa da anı olarak kalsın.

Bu arada Burak’ın iPhone 5S ile ilgili yazdığı güzel bir yazı var. Onu da şuradan okuyun derim: https://www.burakgoc.com/iphone-5s-2017-de-hala-alinir-mi/

Bir de ben iPhone 5S 2017’de alınır mı diye bir video çekmiştim. Ona da isterseniz şuradan bakabilirsiniz:

IOS’tan devam ediyoruz: iPhone 7

Bir telefonumun olmaması nedeniyle acil şekilde karar almam gerekiyordu. Eşimle bu işin muhasebesini yaptık. Türk Telekom ve Vodafone’un bayilerini dolaştık. Fiyatları kontrol ettik falan ama yine karara varamadık. Karara vardığımız tek ve en önemli nokta şu oldu: Android tabanlı bir telefonun sıfırına dünya para vermememiz gerek. Mümkünse sıfır ve IOS tabanlı olsun. Biraz araştırmadan sonra 6S ve 7 arasında kaldık. Bayilerde genelde 6S’in olmaması sebebiyle son tercih olarak iPhone 7’ye karar kıldık.

Yüksek lisansımın yenilemesi için Nişantaşı Üniversitesi Osmanbey Kampüsü’ne giderken Mecidiyeköy’de bir Türk Telekom mağazasına girdim. 1,5 saat sonra elimde bir iPhone 7 ile çıktım. 3-4 gündür iPhone 7 kullanıyorum ve gerçek manada şaşkınlığımı gizleyemiyorum. Telefon gerçekten çok hızlı ve kamerası vs. de gayet tatmin edici. 6S’le arasında öyle çok ahım şahım farklar yok ama yine de değer diye düşünüyorum.

iPhone 6S ile iPhone 7 arasındaki farklar

Dediğim gibi öyle çok aman aman bir fark yok. Eşim 6S kullanıyor, oradan hareketle bir değerlendirme yaptım ve 6S mi 7 mi diye düşünenler bence 6S alabilir. Ha yine de aşağıda yer alan farklara bakın, sizin için çekici bir fark varsa 7’yi tercih edin. Kısaca özetlemek gerekirse kayda değer olarak gördüğüm farkları böyle listeledim ben:

  • 6S’te A9 çip varken 7’de A10 Fusion çip mevcut. Bana göre gözle görülür bir fark yok.
  • 7’nin ekran parlaklığı bir tık daha yüksek olabiliyor. Çok da gerekli değil.
  • iPhone 7’de IP67 sertifikası var ve bu suya, toza dayanıklılık anlamına geliyor ama kalkıp telefonla denize falan girmeyin bence.
  • 6S’te tümleşik M9 yardımcı hareket işlemcisi varken 7’de tümleşik M10 yardımcı hareket işlemcisi bulunuyor.
  • 6S’in ana kamerasının diyafram açıklığı 2.2; iPhone 7’de ise bu açıklık 1.8 (Bu, düşük ışık koşullarında daha iyi fotoğraflar çekmenizi sağlıyor.)
  • 7’nin ana kamerasında OIS (optik görüntü sabitleme; yani koşarken falan video çekerseniz sarsılma daha az oluyor. Bir başka deyişle dahili gimbal) varken 6S’te bu özellik bulunmuyor.
  • 6S’in ön kamerası 5 mp’ken 7’nin ön kamerası ise 7 mp olarak göze çarpıyor.
  • 6S’in ön kamerası 720p  çekim yapabiliyor. 7’nin ön kamerası ise 1080p çekim imkanı sunuyor.
  • iPhone 7, karşısındaki iPhone 6S’e göre 2 saat daha fazla batarya ömrü veriyor.
  • 7’de 3,5 mm kulaklık jack girişi yok. Onun yerine lightning girişine kulaklık takmanız gerekiyor. Kutu içerisinden lightning girişli bir kulaklığı ile eski kulaklıklarınızı da kullanabilmeniz için dönüştürücü çıkıyor. Ayrıca 7’nin lightning girişli kulaklığı diğer iPhone modellerinde de kullanılabiliyor.

Neden iPhone 7 aldım?

Bu yazı boyunca az çok bahsettim ama genel anlamda alacağım cihazın IOS tabanlı olmasına karar vermiştim. Bu bağlamda bütçemi de düşünerek 6S ya da 7 alacaktım. Hatta ilk etapta aklımda ciddi ciddi 6S vardı ama gezdiğim bayilerde 6S’in kalmamış olması ve benim de acilen bir telefona ihtiyacım olması sebebiyle iPhone 7’de karar kıldım. Hoş iyi ki de bu kararı vermişim diyorum ama bütçeniz daha düşükse bence gönül rahatlığı ile 6S alabilirsiniz. Eşim 1,5 yıldır 6S kullanıyor ve telefonu için “Halen canavar gibi” ifadesini kullanıyor. Üstüne de ekliyor: “İnanmazsan dayıya sor!” 🙂

Özetle IOS tabanlı cihazlarda bütçem doğrultusunda bir tercih yaptım ve iPhone 7 aldım.

 Bütçem elverse iPhone 7+ ya da 8, 8+ veya X (yani 10) alır mıydım?  Eğer telefona ayırdığım bütçe benim kişisel ihtiyaçlarıma doğrudan etki etmeyecekse yani param ganiyse alırdım ama her ödeme günü geldiğinde “gitti ulan şu kadar para” diyeceksem almazdım. Tamam, şu portre çekimlerindeki fotoğraf sonuçları şaşırtıcı derecede güzel ve hayranlık uyandırıcı ama fotoğrafçılık işinden para kazanmıyoruz neticede. Ondan dolayı çok da gerek yok gibi geliyor bana.

Ayrıca buraya bir paragraf açarak belirtmek istediğim bir şey var. iPhone 5S’im bozulunca doğal olarak telefondaki bütün numaralarım, uygulamalarım ve fotoğraflarımla videolarım tarihe gömüldü zannediyordum ama öyle değilmiş işte. iPhone 7’yi alıp iCloud hesabıma giriş yapınca bütün numaralar, uygulamalar, fotoğraflar ve videolar geri döndü. Bu çok hoş bir durum bence. Gerçi eğer Google Fotoğraflar ya da başka bir uygulamaya yüklediyseniz Android tabanlı cihazlarda da geri yükleme yapabiliyorsunuz. Burada Android’e pis ya da kaka demiyoruz.

Neden Android tabanlı bir telefon almadım?

Aslına bakarsanız alıp almamak konusunda çok düşündüm. Kamera performansları ile beni kendimden geçiren modeller de vardı ama iş sadece kamerada bitmiyor annem. Ben istiyorum ki telefonu aldığım zaman uzun yıllar sorunsuz kullanayım. 3 ay sonra sistem şişmesin, durup dururken cihazın bir yerlerine 300-500 Lira sıkışmasın. Ayrıca IOS’ta ücretsiz olarak sunulan iMovie (video montaj uygulaması) ve GarageBand (müzik yapma uygulaması) da beni iPhone’a yönelten diğer sebepler oldu. Bu uygulamalara benzer bir uygulama bulamadım Google Play Store’da. Bunlara ek olarak kısmet olursa, parayı bulursam bir de Macbook almak istiyorum. Böylece telefonumla bilgisayarım arasındaki bağlantıyı da sağlam ve sorunsuz kurmak adına iPhone almak daha mantıklıydı.

Şimdi burada bir paragraf daha açmak istiyorum. Apple fanboyu falan değilim, asla da olmam ancak yiğidi öldür hakkını yeme. Adamlar gerçekten kullanım odaklı cihazlar üretiyorlar. Bence her yeni cihazı çıktığında yenileyenler Apple fanboyu olabilir ama benim gibi uzun zaman sonra telefon değiştirenleri fanboy sınıfına sokmak mantıksızdır. Bir de e=mc²’dir. Albert Amcamlara buradan selamlar.

Bir de ihtiyacınız olur diye şunu şuraya bırakıyorum: Bahis firmalarından gelen spam mesajlardan nasıl kurtulurum?

iPhone modelleri ile ilgili çok derinlemesine bilgilere sahip değilim ama yine de aklınıza takılan soru ya da sorular olursa aşağıdaki yorum bölümünden sorabilirsiniz. Elimden geldiği kadar hızlı cevaplarım.