Her gün bir başka şiirle yoğurmak gerek kendini. Ancak böyle insana yaklaşır insan… Şiir, bana göre insanın bir başka insanla konuşuyormuşçasına kendisiyle konuşmasının en bereketli ürünüdür. Bazı şairler de içlerindeki kalabalıklığı dışlarında yalnız kalarak şiirlere yansıtırlar. İşte onlardan biridir 85 yılında, yani ben doğmadan 2 sene önce hayata veda eden Turgut Uyar! Kelimeleri ustaca bir terbiyeci gibi sıraya dizen, zaman zaman da başıboş bırakan ama içten içe gitmeyeceklerine, kaçmayacaklarına inanan bir şair. Şairden öte bir adam, bir kere insan, bin kere insan… Onun şiirlerinden birini paylaşmıştım daha önce: Bakınız:  Şimdi bir başkasını paylaşmak istiyorum. Bu şiiri de adam akıllı bir şiir fikrimce.  Bu şiirde en çok beğendiğim yerleri de işaretledim ki okur, benim nerelerde vurulup düştüğümü görsün. Belki aynı yerde düşen biri vardır…

Meymenet Sokağı’na vardım!

Bana köfteler hazırlayın salatalar hazırlayın bir de pencere
Oturup umutla bir şeyler unutayım
Siyah şarabın tadını bilirim orman gibi
Siyah şarap siyah üzümlerden yapılır kokulu mahzenlerde
Durdum bunları söylerim alışamadım
Küçük küçük muştular üçüncü kat korkmadan aşk
En uzakta körler vardır aşkolsun derim onlara
Tutarlar güneş ışığını maviye boyarlar yahut mora
Gönendiklerini mi söylesem mutsuzluklarını mı
Kalkalım meymenet sokağı’na varalım vaktidir

Dört adam meymenet sokağı’nda durup bir eve baktılar
Durdum ben de baktım ahşap bir evdi
İstesek bakmazdık düşünün ama istedik baktık
Kararmış tahtalarda yerleşmiş mutluluklar gördük
O bildiğimiz eskimiş güneşten dipdiri ışıklar
Bir de kız gördük onaltısında sevilmeyi özler
Meymenet sokağı eğri büğrüydü ama loştu
Görseniz loştu
Meymenet sokağı’nın tadını hep bilirim ama gidemem
Oturur dosya düzenlerim akşama kadar
Daracık boş zamanlarımda durup sokakları düşünürüm
Deniz kıyılarına inen ufak tefek sokakları
Doksaniki dosya düzenlerim başlarım yeryüzünü sevmeye
Alışmadığım şeyleri sevmeye çabalarım
Bir vakit var yeşille beşbuçuk arasında
Evrenin sevişmek için yorulduğu yumuşadığı isteklendiği
Ellerim kollarım sevinir ben sevinirim sokaklarda
Durmaz yaşarım koyu koyu
Dünyada meymenet sokağı var başka sokaklar var hep sokaklar

Sokakları gerinerek sevmeye başlamaklar
Ağaçlarla şaraplarla ben varım
En uzaktaki körler var aşkolsun onlara
Daha ellialtı dosya var düzenliyeceğim
Gökyüzünün kalkıp dudaklarıma bir değmesi var
Oysa kapılar var duvarlar var perdeler var

Bir bıraksalar
Sonra başka şeyleri özlemeye