Selam arkadaşlar,

Dün gece memleketim olan Sakarya/Karasu’ya geldim. Aslında daha 10 gün önce de gelmiştim ama bu sefer amaç farklıydı. Bir tanıdığımın web sitesinin fotoğraflarını çekmek ve siteyi tamamlamak amacıyla buradayım. E gelmişken aile ve arkadaşlarla da zaman geçirmemek olmazdı. Ben de iftarı ailemle yaptım, ardından dışarı çıkıp arkadaşlarımla çay içtim. Çay dedin mi akan sular durur bende. Yani benim yakıtım çaydır. Sanırım kısa bir süre içinde 8 bardak içtim. Bunda açık havada içiliyor olmasının da etkisi büyük. Bir de arkadaşlar olunca içiliyor. Çay faslından sonra eski günleri anımsatan bir şey yaptık. Çekirdek alıp yiyerek sahile doğru yürüdük. 5 dk. sahil havası aldık ve geri döndük. İnanın buranın denizinin havası, kokusu; hiç bir yerde yok. Belki de anılarımı yadettiğim için böyle hissediyorum ama ne farkeder ki?

Bugün de sabah 07.45 gibi kalktım. Bilgisayarımın başına oturdum. Birazdan eşimin ailesini ziyaret edeceğim. Ardından web sitesini yapacağım yere gidip fotoğraflarını çekeceğim, web sitesini tamamlayacağım ve bir başka site için de görüşme yapacağım. Bundan sonra da zaman kalırsa ailem ve arkadaşlarımla biraz vakit geçirip muhtemelen akşamüzeri otobüsü ile eve geri döneceğim. Kısa ama anlamlı bir ziyaret olmuş olacak.

Çocukluğumun ve gençliğimin geçtiği bu memleketi gerçekten seviyorum. İstanbul’da bulamadığım sıcaklık burada var. Çarşıya çıktığımda herkese selam vermekten, tanıdıklarla biraz sohbet etmekten çoğu zaman başka şeye vakit kalmıyor. Düşünün yani o kadar tanıyor herkes birbirini. İstanbul’da ise komşunuzu tanıyorsanız şanslısınız demektir. Yine de İstanbul’u da özlemiyor değilim. İşte iki ucu b*klu değnek.

Büyük ihtimalle Temmuz ayı başında yine geleceğiz ve bayramı burada geçireceğiz. İnsanın memleketini özlemesi kadar doğal bir şey var mı? Bu arada sizin memleketler neresi?