Bu aralar mimlerden ilerleme sağlıyoruz. Tabi benim de işime geliyor bu durum 🙂 Şimdiki mimin konusu ise kullandığımız programlar. Gayet ilgi çekici bir konu değil mi? İlk olarak mimin  Sinan Yorulmaz ‘dan geldiğini belirteyim ve teşekkürlerimi sunayım bana da pas attığı için. Aslına bakarsanız o kadar çok program kurup kaldırıyorum ki yazmaya üşenirim o derece. Ben şimdilik şu sıralar kullandığım programları özetleyeyim.

 Corel Draw X4:  Tasarım anlamında Photoshop bile kullanmam, Corel’le devam ederim. Buna bir nevi gazetecilikten gelme bir alışkanlık diyebiliriz. Ben de biliyorum, Photoshop daha kolay ama bana kolay olan bu.

 Photoshop CS6:  Çok fazla kullanmasam da bazen mock-up denemeleri ya da bazı ufak boyutlandırma işlemleri için tercih ediyorum.

 Notepad ++:  Her zaman birincil tercihim olarak baş köşede duruyor ama son zamanlarda bir rakibi var. Yani her an yerini de alabilir.

 Sublime Text:  Kendisi geliştirilebilir özellikleriyle Notepad++’ın tahtını sallamaya başladı.

 Avast:  Uzun zamandır kullanıyorum. Açık konuşmak gerekirse bu tür virüs programı falan işlerinden anlamam, donanımdan anlamam ve dahi format atmayı bilmem ama bedava virüs programı olduğundan kullanıyorum diyebilirim.

 Evernote:  Serdar Kuzuloğlu vasıtasıyla kullanmaya başladım ancak çok fazla ayrıntılı geldi bana. Tamam çok işlevi var, hayat kurtarır cinsten ama şu sıralar çok da fazla yüzüne bakmıyorum.

 Google Keep:  Evernote’tan sonra ilaç gibi geldi. Arayüzü ve minimalist olması sebebiyle birincil tercihim. Üstelik tıpkı Evernote gibi hem telefon hem de pc üzerinde eşlenik biçimde çalışıyor ve çevrimdışı kayıt özelliği de çok hoş.

 Filezilla:  Dosya aktarımı konusunda yeni sürümleri ile dertlendirmiş olsa da beni kendisine karşı derin bir bağlılığım var. Diğer aktarım programlarına bir türlü ısınamadım.

 Google Chrome ve diğer tarayıcılar:  Chrome’u her zaman ön planda tutuyorum ama eğer bir gün tercih yapmak zorunda kalırsam kesinlikle arayüz sadeliği nedeniyle Opera’ya geçerim. Diğer tarayıcıları ise sadece sitelerimin nasıl göründüğünü kontrol için kullanıyorum.

 Google Earth:  Bazen dünyanın bambaşka noktalarında insanlar neler yapıyor sorusunun cevabını ararken buluyorum kendimi. Açıyorum Earth’ü okyanusun ortasına yakınlaşıp minicik bir ada ülkesi buluyorum. Fotoğraflarına bakarken zaten akşam oluyor. Terapi gibi 🙂

 Movavi:  Bir video düzenleme programıdır kendisi. Valla bir süre kullandım ama çok da beceremedim adam akıllı kullanmayı. Belki yakında bir daha denerim.

 Skype:  Hakkında uzun uzadıya bir açıklama yapmaya gerek yok sanırım.

 TeamViewer:  Ah işte hayatımın mucizelerinden biri. Acemilik zamanlarımda sitelerimde çıkan sorunlara arkadaşlarım uzaktan müdahale edememiş olsaydı TeamViewer vasıtasıyla ben çoktan başka bir alemdeydim.

 VLC Media Player:  Bilgisayarım bir ultrabook olduğundan dvd giriş yok. Ondan dolayı da neredeyse bütün videolarımı internetten izliyorum. Çok elzem durumlarda da VLC yetiyor.

 Camtasia:  Ubeydullah Öz’ün tavsiyesi ile kullanmaya başladım. Özellikle ekran videosu olayı çok iyi geldi 🙂

Ben de bu mimi Meriç, Oğuzhan, Sezer, Ubeydullah ve Lacivert‘e sallıyorum.

Özel not: Sezer, hiç kurtuluşun yok birader! Bir öncekini yumuşattın bunu yumuşatma 🙂