Beğendiklerim Genel

Köyde yaşamanın gözünü seveyim!

Yazar: Çağrı

Önceki gün en yakın arkadaşımın köyüne gittik. O tırpan yapacaktı, yani fındık bahçesindeki otları ve çalışarı temizleyecekti. Ben tabi bu işlerden pek anlamadığım için evde gazete okudum, bulaşıkları yıkadım, tv izledim falan. Neyse efendim biz dört kişi; Kerem, ben, Sarper ve Yusuf olmak üzere Sakarya’nın Karasu İlçesi’nin Kurudere Beldesi’ne geldik. Kurudere fındığı ile ünlü bir beldemizdir çünkü neredeyse halkın tamamı fındık ile geçimini sağlar.İlk geldiğimiz akşam bir mangal yaptık, tavuk etinden. Ben her ne kadar et yememeye çalışsam da açlıktan yedim. Hatta o kadar açtım ki tavuklar yanmıştı ve o halde yedim düşünün yani. Neyse sonrasında çay demledik ve muhabbet eşliğinde yudumladık ve sabaha karşı 4.30 gibi yattım. Öğlen de 13.30 gibi kalktım, gazete okudum, tv izledim. Sarper benden yarım saat sonra uyandı ve onunla birlikte nefis bir kahvaltı hazırladık. Ezine peyniri, küçük çileklerden yapılmış nefis bir reçel, ağacından toplanmış zeytin, taze ekmek, salatalık ve domatesten oluşan üzerine de tuz, karabiber ve nane serptiğim sabah salatası veeee en önemlisi de köy yumurtasııııı…. O kadar çok yedim ki hareket edecek halim yoktu. Aslında Kurudere’ye gelmeden önce de halamlara söz vermiştim, çilek toplayacağım size diye ama hiç işime gelmedi ancak Kerem’lerin evinde hazır yapılmış olan çilek reçelinden bir kavanoz aldım da eve götürdüm. Tabii Kerem’in işi bitti ve biz dün akşam Karasu’ya geri döndük. Tavla oynadık çarşıda bir cafede ama ben yine yenildim lanet olsun 😀 Neyse artık bir daha ki sefere.

 

Bu arada yazının mottosuna gelince: Köyde, tamamen doğal yaşamak, beslenmek, kuş sesleri ile uyanmak gibisi yok… Bir kere tam benlik olan sessizlik var. Tek kötü bir şey var: İnternet için çarşıya inmek gerek 🙂

 

 

 

 


Yazar hakkında

Çağrı

Ekim 87'den bu yana nefes alıp veren bir beşer. Çokça şaşar.

Yorum bırak

4 yorum