Klasik Batı müziğinin önemli isimleri arasındaki Wolfgang Amadeus Mozart, yaşadığı dönemlerde ürettiği eserleriyle adını unutulmaz isimler listesine yazdırmıştır. 1756 yılında Avusturya’nın Salzburg kentinde hayata gelen Mozart, çocukluk yıllarından itibaren müziğe duyduğu ilgisiyle biliniyor. 5 yaşında piyano ve keman konusunda yetkin hale gelen ve beste yapmaya başlayan Mozart, Avrupalı kraliyet ailelerine konser veriyordu.

12 yaşına kadar babası ve ablasıyla beraber Avrupa kentlerini dolaşarak konserler vermeye devam etti. 1780 yılında Mozart, ilk büyük operası İdomeneo’yu Münih’te sergiledi. 1781’de Viyana seyahatinde Salzburg’da yer aldığı görevinden ihraç edildi. Böylelikle Viyana’da kalmaya devam etti. Mehter Marşı’ndaki ritimlerden esinlenerek Rondo Alla Turca yani Türk Marşı’nı bestelemiştir.

Sanat Hayatı ve Ölüm Sebebi

4 Ağustos 1782 yılında babasının istememesine rağmen Constanze Weber ile evlenmiştir. Bu evlilikten 6 çocukları olmuştur ancak yalnızca 2 tanesi yaşamıştır. 1783 YILINDA mozart’ın eserleri arasındaki Do Minör Büyük Ayini Salzburg’da gösterildi. Eser hala en tanınan eserler arasındadır. Hayatında nadiren maddi zorluklar da olan Mozart 1784 ve 1787 yılları arasında Domgasse 5’te Aziz Stephen Katedrali arkasında yedi odalı bir apartmanda yaşamaya başlamıştır. Burada yaşarken 1786 yılında Figaro’nun Düğünü operasını bestelemiştir.

Müzik tarihinin büyük dehaları arasındaki Wolfgang Amadeus Mozart, 5 Aralık 1791 yılında hayata veda etmiştir. Mozart yaşamını yitirdiğinde 35 yaşındadır. Ölümünden önceki 2 aylık süreçte hastanede olan Mozart’ın el ve ayaklarının şiştiği ve son zamanlarda sokağa çıkamaz hale geldiği belirtilmiştir. Hastalığı hakkında birçok teori ortaya atılmıştır. Bunlar arasında tişinoz, cıva zehirlenmesi ve ateşli romatizma bulunmaktadır. Anack günümüzde Mozart’ın hastalığının asıl sebebi tam olarak bilinmemektedir.

Mozart ile ilgili vurgulanan konulardan birisi de müziğinin yanı sıra ona düşmanlık yapanlardı. Mozart gibi iddialı bir kişi olan Salieri, sansasyon yaratabilecek derecede Mozart’ı kıskananlar arasındaydı. İki başarılı müzisyen arasında ortaya çıkan bu durum Salieri kompleksi olarak adlandırıldı. Mozart kadar iyi besteleri olan Salieri, Mozart’ın ışığı ve müzik dehalığı üzerine gidince yeteneklerinin gölgede kalmasına sebep oldu.