Günümüz kuşağının daha çok ressam(!) kimliği ile aşina olduğu 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren hakkında bir şeyler karalamak istedim bu yazıda. Malum, Eylül ayının gelmesine az kaldı ve 12Eylül Darbesi’nin üzerinden önümüzdeki ay 30 yıl geçmiş olacak.

Ülkemiz siyaseti göz önüne alınırsa tarih boyunca karşıt görüşlerin ender olarak bir konu üzerinde ortak düşünceye, uzlaşıya sahip oldukları görülür. Bu istisnalardan birisi de hem sağ kesimin hem de sol kesimin hiç de hayırla anmadıkları Kenan Evren’dir.

Kenan Evren hakkında kısa bir bilgi vermek gerekirse, 17 Temmuz 1917’de Manisa’nın Alaşehir ilçesinde dünyaya geliyor. Maltepe Askeri Lisesi’nden mezun olduktan sonra çeşitli askeri kademelerde görevlerde bulunuyor. Takvimler 1974’ü gösterdiğinde ise “Orgenaral”liğe kadar yükseliyor. Ardından da şansının yaver gitmesi neticesinde Genelkurmay Başkanlığı’na kadar yükseliyor.

Bu terfiden yalnızca 1,5 yıl sonra takvimler 1979’un Aralık ayını gösterirken Evren, Genelkurmay Başkanı sıfatıyla komutanlarının da imzasını taşıyan bir ikaz mektubunu dönemin Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’e gönderiyor. 10 ay sonra ise 1980 Askeri Darbesi yapılıyor. Kenan Evren ve komutanları demokrasi kavramını ikinci plana atarak yönetime el koyuyor. Bu arada ilginç bir bilgi daha düşelim: Kenan Evren aslında darbe yapacağından kuşkulanan Genelkurmay Başkanı görevden alınınca Genelkurmay Başkanlığına kadar yükseliyor. Kime niyet kime kısmet derler ya hani…

Türkiye darbenin ardından çeşitli kıstaslarla belirlenmiş 13 bölgeye ayrılıyor ve bu bölgelerde sıkıyönetim uygulanıyor. Hukuksuzluklar, gözaltılar, işkenceler, insan hakları ihlalleri, işkencede ölümler, gözaltında kayıplar birbirini izlemeye başlıyor. 12 Eylül’ü eleştiren herkes soluğu doğrudan hapishanede alıyor.

Bu arada darbenin müsebbibi de ABD olarak göze çarpıyor. CIA Ankara Bürosu’nda şef olan Paul Henze, Beyaz Saray’a “Our boys did it-Çocuklarımız işi başardı” diyerek müjdeli(!) haberi veriyor. Daha Türkiye insanı darbe yapıldığını öğrenemeden, ABD çoktan öğrenmiş oluyor. Askeri darbelere karşı o gün kadar en ufak müsamaha göstermeyen Batılı devletler bile Kenan Evren tarafından yapılan 12 Eylül Darbesi’ne en ufak ses çıkarmıyor. Herhalde anlamışsınızdır darbeden en çok kimlerin hoşnut kaldığını…

Takvimler 1989’un 7 Kasım’ını gösterirken görev süresi bittiği için emekli olan Kenan Evren Marmaris’e yerleşiyor ve resim ile ilgilenmeye başlıyor.

12 Eylül Dönemi’nde yaşanılan olaylardan en çok akılda kalanı ise şüphesiz daha 17 yaşında bir çocuk olan Erdal Eren’in asılarak idam edilmesidir. Üzerinde çok tartışılan ve günümüzde bile demokrasinin arka saflara itildiğinin işareti olarak kabul edilen bu idam Türk halkının zihninde onarılması güç yaralar oluşturmuştur. Bir çok insanın sebepsiz bir şekilde işkence gördüğü, hapishanelere tıkıldığı dönemin en acı göstergesi olarak kabul edilen Erdal Eren’in suçu kanıtlanamamasına rağmen o dönemin askeri rejimi tarafından idamla cezalandırılması ve kararın infaz edilmesinin altında yatan en önemli sebep ise göz korkutma olarak kabul ediliyor.

Üstelik idam için yaşı tutmayan Erdal Eren, mahkeme kararıyla bir gecede 17 yaşından 18’ine yükseltiliyor ve idam önündeki engeller de ortadan kaldırılmış oluyor. Bir ODTÜ öğrencisinin öldürülmesini kınayan gösteriler sırasında Zekeriya Öngen ismini taşıyan askerin öldürülmesinden sorumlu tutulan ancak suçu hiç bir zaman kanıtlanamayan Erdal Eren’in idam kararını kanıt yetersizliğinden iki kez bozan Yargıtay 3. Dairesi’nin kararına rağmen. Evet, 12 Eylül hukuksuzluğun ya da başka bir anlamda hukukun siyasi gücü elinde bulunduranların isteklerine göre biçimlendirildiği Türkiye’nin utanç dönemlerinden biridir.

Bugün yolsuzluklar, köşe dönmeci zihniyet, her şeyi görmezden gelme toplum bünyesini bir kanser gibi sarmışsa bunun en büyük nedeni hiç kuşkusuz 12 Eylül ve Kenan Evren’dir. Günümüzde genç kuşak ülke sorunlarından çok mankenlerin özel yaşamlarına, tuttuğu futbol takımının hangi futbolcuyu transfer ettiği ile ilgileniyorsa; çalışıp alın teriyle kazanmak yerine hiç emek harcamadan bir an önce köşeyi dönme planları yapıyorsa bunun nedeni 12 Eylül’dür. Yolsuzluk haberlerinin gündemden düşmediği, ülkesinin başkentinin adını ya da hangi kıtada olduğunu bilmeyen gençlerin sayısının çokluğu Kenan Evren ve 12 Eylül dönemi uygulamalarının başarılı olduğunun açık göstergesidir.

Kenan Evren ya da 12 Eylül dönemini merak edenler daha detaylı bilgi almak için aşağıdaki yazıları okuyabilir.

 

http://www.serenti.org/kenan-evren-de-yargilaniyor-netekim/

 

http://www.serenti.org/12-eylul-kronolojisi/