Merhaba dostlar,

Küfür edebilir, hakaret edebilir, dövebilir ya da ters ters bakıp “Nerdesin lan sen!” diyebilirsiniz. Hakkınız var. Ama şimdi sormak istediğim bir kaç soru var; Kemal Sunal gibi: “Şimdi ben yazmadım uzun zamandır ama neden yazmadım. Hayır yani yazdım da yazmadım mı dedim?” Geyik faslını kısa tutacak olursak; bildiğiniz üzere tiyatro dolayısıyla aşırı yoğun ve uykuya hasret bir yaşam sürüyorum. Bazen bıraksam mı bu işleri diye de düşünmüyor değilim ama kısa sürüyor bu düşünceler. Dolayısıyla bayanlar ve baylar yazmak için zaman bulamıyorum, bulduğum zamanlarda da keyfim olmuyor ya da dinlenmek daha cazip geliyor. Peki bu kadar zamanda var mıydı kayda değer bir şeyler diye soracak olanlar olursa; eh işte bir kaç kitap bir kaç film ve turneler. Haydi kısaca onlardan bahsedeyim.

Okuduğum kitaplar

Bu aralar pazarlama ve dijital pazarlama kitaplarına meraklıyım arkadaşlar. Bir ürün ya da hizmeti nasıl daha etkili ve müşteriyi memnun edecek biçimde satabileceğimi öğrenmek hoşuma gidiyor. Ortada sattığım bir ürün ya da hizmet yok ama ileride ne olacağı belli mi olur… Bu işlere merakım ilk olarak Enes Karaboğa’nın Karakademi.com adlı blogunu okumamla başladı. Ardından benzer minvalde olan Timur Demir’e ait Timurdemir.com.tr, ve Bünyamin Kapıcıoğlu’na ait Hizliadam.com ile devam etti. Tabi bunlara ek olarak Mehmet Cabar’ın Mehmetcabar.com adlı blogunu da takip etmenizi şiddetle öneririm. Daha bir çok blog ve site var ama o başka bir yazının konusu. “Takip etmeye değer pazarlama mecraları” başlıklı bir yazı yazacağım ve blogları, internet sitelerini, kitapları, videoları, makaleleri ve kişileri o yazıda sunacağım. Şimdi sözü yormadan bu dönemde okuduğum kitaplara bir göz atalım:

Steve Jobs Biyografisi {Walter Isaacson} – {Çeviri: Dost Körpe} – {Domingo Yay}

steve-jobs-kitabıNeredeyse 4 aydır bitirmeye çalıştığım bir kitaptı. Steve’in yaşamını, aldığı kararları vs. merak ediyordum ve Akmar’da görünce kitabı geçen yaz aldım ama bitirmek 3 gün öncesine kısmet oldu. Öncelikle kitabı okumayanların Steve hakkındaki düşüncelerinin değişeceğini belirtmek isterim. Steve, amacına giden yolda her şeyi mübah sayan bir yapıya sahip. Bu zaman zaman etrafındaki insanları aşırı derecede kırmasına yol açabiliyor. İlk etapta kendisine aşırı kızıyor ama sonradan gerekçelerini gördüğünüzde “Bunları yapmasaydı Steve Jobs olamazdı, dolayısıyla Apple da bu raddeye gelemezdi” diye bir düşünce beliriyor zihninizde. Çocukluğundan ölümüne kadar çok geniş bir yelpazede anlatılan Steve Jobs’ın hayatı ufkunuzu açacaktır. Yani kitabı okumanızı öneririm ısrarla. Tabi bu noktada benim neden kitabı bu kadar uzun bir sürede bitirdiğimi merak edenlere bir notum var: Gerek iş yaşamının yoğunluğu gerekse çevirinin “bence” yeteri kadar iyi olmaması nedeniyle uzun zaman aldı kitabın bitmesi. Gerçi çeviriyi Dost Körpe yapmış ve kendisini çok başarılı bulurum ama nedense bu kitaptaki çeviri çok da iyi gelmedi bana.

Her Şeyin Başı Blog {Salih Seçkin Sevinç}

Hasan Yaşar’ın önerisiyle denk geldim bu sevimli ama kayda değer kitaba. Boş bir zamanımda (ki çok azdır) satın aldım ve okumaya başladım. Aslında bir bakıma bir çırpıda okunabilecek bir kitap ama sizi temin ederim ki başucu kitabı niteliğinde. Özellikle pazarlama ve dijital pazarlama alanlarına ilgi duyan, yenilik yaratmak isteyen ve ufkunu genişletmek isteyen ben ve benim gibilere merhem olacak bir kitap. Kitap içeriğinde bahsetmeyeceğim ama dönüp dönüp bazı noktalara tekrar bakma gereksinimi duyacaksınız. Özellikle “ben” diliyle ve örneklerle açıklanan olaylar sebebiyle gayet akılda kalıcı olduğunun altını çizmek isterim. Ayrıca blog yazan, kurumsal anlamda nasıl verimli bir blog oluşturulacağı ve etkili biçimde yönetileceğini merak edenler için de bulunmaz bir kaynak. Salih’in bir de yemek blogu var: www.harbiyiyorum.com! Yemeyi bir yaşam biçimi olarak kabul edenlerin mutlaka takip etmesi gerek. Buradan yeri gelmişken Küçük Gurme‘ye de selam çakalım!

Pazarlama İletişiminde Sosyal Medya {Salih Seçkin Sevinç}

Her Şeyin Başı Blog adlı kitabını okuduktan sonra Salih’in yazım tarzını o kadar beğendim ki hiç zaman kaybetmeden Pazarlama İletişiminde Sosyal Medya adlı kitabını da edindim. Aynı şekilde bu kitapta da başucunda durmasını gerektirecek bilgiler mevcut. Yani “Bu adam bir şeyleri iyi biliyor” düşüncesi ile okuyorsunuz ve kitap bittiğinde sizde yeniden dönüp not alarak okuma isteği uyandırıyor.

Pazarlama ve diğer alanlarda okuduğum diğer kitaplarla ilgili yazacak kadar zamanım ne yazık ki yok ama size kısaca o kitapların listesini ve görsellerini buradan sunayım istiyorum.

okuduğum kitaplar

Bu kitapları okudum.

Tabi bu dergileri de...

Tabi bu dergileri de…

Bunlar da okunmayı bekleyenler.

Bunlar da okunmayı bekleyenler.

Ayrıca şu anda görsellerde yer almayan bazı kitaplar da var okuduğum;

  • Mine Söğüt-Beş Sevim Apartmanı
  • David Throne-İnternet Bir Oyun Bahçesidir

Satın almayı planladıklarım

  • Mahir Ünsal Eriş-Dünya Bu Kadar
  • Mahir Ünsal Eriş-Olduğu Kadar Güzeldik
  • Eray Emre Evren-Şurdan Bi Şehremini Alır mısın?
  • Barlas Özarıkça-Ters Adam
  • Barış Bıçakçı-Aramızdaki En Kısa Mesafe
  • İlhami Algör-Kalfa ile Kıralıça
  • Ayfer Tunç-Ömür Diyorlar Buna
  • Oğuz Tektaş-Seksenler
  • Onur Gökşen-Bizim de Renkli Televizyonumuz vardı
  • Onur Gökşen-Yedi Kere Sekiz (Çarpım Tablosunu Ezbere Biliyordum. Daha Zor Ne Olabilirdi ki?
  • Elif Key-Bize İki Çay Söyle
  • Onur Gökşen-Muazzam Bey’in Değersiz Hayatı
  • Kadir Aydemir-90’lar Kitabı (Çocuk mu Genç mi?)
  • Rıza Oylum-90’lar

Peki sadece okumakla mı geçti bu kadar zaman? Tabi ki hayır e film de izledim haliyle ama onları da sadece liste halinde yazmaya zamanım var:

İzlediğim filmler

  • Mucize
  • Bana Masal Anlatma
  • Limonata
  • Kocan Kadar Konuş
  • The Theory of Everything (Her şeyin Teorisi)
  • Birdman
  • Esaretin Bedeli

İzlemeyi arzuladıklarım

  • Neden Tarkovski Olamıyorum
  • Sivas
  • Yozgat Blues
  • Eksik
  • Çekmeceler
  • İçimdeki İnsan (Fareyi Öldürmek)
  • Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku
  • İçimdeki Balık
  • Kumun Tadı
  • Annemin Şarkısı
  • Gelecek Uzun Sürer
  • Büyük Adam Küçük Aşk
  • Anayurt Oteli
  • Geceyarısı Sokakta Tek Başına Bir Kız
  • Whiplash
  • Boyhood
  • Leviathan
  • Geronimo
  • Toz Ruhu
  • Havana’ya Dönüş
  • Timbuktu
  • Küçük Kara Balıklar
  • Seni Seviyorum Rio
  • Beyaz Tanrı
  • Mısır Adası
  • İnsanları Seyreden Güvercin
  • Tepecik Hayal Okulu

Tüm bu izlemeler ve okumalar olurken ben aynı zamanda da çalışıyordum. Geçtiğimiz günlerde Adana’ya Sabancı Tiyatro Festivali’ne de gitme şansı buldum çalıştığım ekip olan “Tiyatro Adam” ile. Şunu belirtmeliyim ki Adana gerçekten güzel bir şehir. İnsanlarının sıcaklığı ve havanın da aynı durumda olması nedeniyle pek bir rahat hissettim kendimi orada. Adana Hilton’da 3 gün kaldık ve 3 gün üst üste salon doluydu tiyatroda. Peki Adana’da neler yaptım? Aslında çok da bir şey yapmadım. Üniversiteden arkadaşım Selin ile kısa da olsa görüşme şansımız oldu. Bici bici yemeye de fırsat buldum. Ayrıca çok fazla yemek yüklemesi yaptığımızdan ekipteki neredeyse herkes mide zafiyeti geçirdi ve benimki İstanbul’a döndükten sonra bile devam etti. Dönerken uçaktan bir kaç fotoğraf da çekme şansım oldu. İşte aşağıdalar:

20150414_170956

adını bilemediğim dağlar dağlar Marmara Denizi ve İstanbul-Uçaktan

Tabi bir de tema değişimine gittim gördüğünüz üzere. Uzun zamandır aradığım bir tasarım gibi geliyor bana çünkü şu aralar o kadar memnunum ki temamdan anlatamam. Bir çok özelliği ile bana kendimi özel hissettiriyor. Ha bu arada bana tema ya da tasarım ya da içerikle ilgili olarak bir öneriniz varsa başımın üzerinde yeriniz var. Ee film ya da kitap veyahut dergi o da olmadı okunacak bir şey öneriniz de varsa dikkatle dinlerim. Son diyeceğim ise şudur arkadaşarl; 6 Mayıs’ta Display Turkey etkinliğinde olacağım. O tarihlerde orada olacak olan varsa tanışıp kaynaşalım isterim.

Şimdilik sağlıcakla…