Eşimle uzun zamandır ayaklarımızın götürdüğü yere varacak ama varmakla da bitmeyecek bir gezi yapmak istiyorduk.

Nasıl gittik?

Bir gün kalktık, Kariye Müzesi ve Süleymaniye Camii’ne gitmek üzere Çekmeköy-Taşdelen’den yola çıktık. Önce Çamlık Durağı’na gittik. Oradan 522B kodlu otobüse bindik. (Yenidoğan-Sancaktepe-Çekmeköy-Ümraniye-Zincirlikuyu-Mecidiyeköy-Cevizlibağ)  Edirnekapı Tramvay Durağı’nda indik. Kısa bir süre doğru ve en kısa yolu aradıktan sonra (ne yazık ki neredeyse Kariye Müzesi’ni işaret eden hiçbir tabela yok) telefonumdaki navigasyon yardımıyla Kariye Müzesi’ni bulduk.

Kariye Müzesi

Hem dışarıdan hem de içeriden son derece büyüleyici bir atmosfere sahip olan bu müzenin bazı bölümleri tadilattaydı. Bu durum keyfimizi kaçırsa da kalan kısımlardaki olağanüstü güzellikteki freskler hem büyüledi bizi hem de tadilattaki kısımları göremediğimiz için burukluğa sebep oldu. Vikipedi Amca’nın verdiği ayrıntılı bilgilere buradan ulaşabilirsiniz. Sonrasında  o kadar yürümüş olmanın yorgunluğunu müzenin bahçesinde çayla atalım dedik. Son derece kalabalıktı çay bahçesi ve fiyatlar € ve $ cinsindendi. Ve garsonlar, dükkanlar ve seyyar satıcılar dışında bir Türk’e rastlamak zordu. Bu arada merak edenler için Kariye Müzesi’nde Müzekart geçerli. Müzekart hakkında bilgi edinmek ve satın almak için buradan alayım sizi. Telefonumla güzel fotoğraflar çektim ve bilgisayarıma yükledim ancak ne yazık ki o klasöre girmeye çalıştığımda bilgisayar donuyor. Bu sorunu çözemediğim için internette bulunan fotoğraflara küçük oynamalar yaptım ve size böyle sunmak zorunda kalıyorum. Bu problemi çözebilirim diyen varsa beri gelsin 🙂

hz.meryem ölümü kariye müzesi isa uyanis kariye müzesi kariye genel kariye müzesi hz.isa soy Kariye Müzesi iç kariye müzesi kariye sunus kariye tarihi kariye pantokratorisaHemen sonrasında biraz yukarı doğru yürüdük ve Eminönü yönüne giden Fatih otobüslerine bindik. İBB Belediye Binası’nın orada su kemerlerine gelmeden indik. Ve sonrasında şahane mimariye sahip huzurlu bir cami daha gördük: Şehzade Mehmet Paşa Camii!

Şehzade Mehmet Camii

Son derece büyülü bir atmosfere sahip olduğunu ifade etmem gerekiyor. İnsan gerçekten huzur buluyor böyle bir yerde. Bu camide şükür namazı kıldım. Dışarıda ise sessizce Kuran okuyan bir amca vardı ki sesi inanılmaz uhreviydi. Adeta “Dünya yalan” diyordu. Bu arada bütün gezi boyunca Uzakdoğulu ve Arap kökenli turistlerin yoğunluğu her zamanki gibi göze çarpıyordu. Bu camimizle ilgili ayrıntılı bilgiye yine Vikipedi Amca’mız üzerinden ulaşabilirsiniz:  Buradan!

şehzade mehmet cami bahçe şehzade mehmet cami içi şehzade mehmet cami

Kalenderhane Camii

Bu ziyaretten sonra bir süre etrafa baka baka yürüdük ve Vefa tarafında harika bir cami daha gördük: Kalenderhane Cami! Diğer camilere göre daha sıcak daha büyülü geldi bana. Küçücük bir cami ve tahmini 20-25 kişilik bir cemaati var. Bu camide vaktin girmesi ile birlikte İkindi namazını kıldım. Hemen namaz sonrası cami duvarına bitişik bir bahçesi olan Komagene Çiğ Köfte’de bir şeyler atıştırdık. Cami ile ilgili ayrıntılı bilgi için Vikipedi Amca göz kırpıyor:  Burada!

kalenderhane cami dış kalenderhane cami dış1 kalenderhane cami ic kalenderhane cami içi kalenderhane cami

Süleymaniye Camii

Ardından da Süleymaniye Camii’ne doğru yürüyüşe geçtik. Fazla sayıdaki turist nedeniyle çok fazla uhrevi bulamasam da sonradan fikrim değişti. En ön safa geçip (turistler giremiyor, sadece ibadete açık) şükür namazı kılınca dedim ki kendime “İşte huzur, dünyadan uzak olmakta ve burası huzurun adresi” Namaz sonrası eşimle cami içinde bir süre oturduk. Ne kadar aciz olduğumuzu bir kez daha idrak ettik. Ha bu arada camiye girişte erkeklere verilen şalvar-etek karışımı bir örtü bizi hayrete düşürdü. Bunu giyen uzakdoğulu bir erkek turist yırtmaç nedeniyle bacaklarının görünmesini engelleyememişti. Cami hakkında bilgi vermek için Vikipedi Amca bekliyormuş  burada!

süleymaniye cami 1 süleymaniye cami gece süleymaniye cami iç 2 süleymaniye cami iç 3 süleymaniye cami iç panorama süleymaniye cami iç süleymaniye cami

Mimar Sinan Türbesi

Hemen sonrasında Mimar Sinan’ın ortaya koyduğu onlarca şahesere rağmen ne kadar mütevazi olduğunu belgeleyen türbesini ziyaret edip geçmişten günümüze tüm hayatını kaybedenlere birer Fatiha okuduk. Vikipedi Amca uzaktan işaret ediyor Mimar Sinan’la ilgili bilgi isterlerse buraya tıklasınlar diyor!

mimar sinan türbesi

Hüsn-ü Alâ Cafe

Tarihi ziyaretlerimizi tamamladıktan sonra Haliç ve Boğaz’ın bir kısmını tepeden gören Hüsn-ü Alâ Cafe’de damla sakızlı birer Türk kahvesi ve birer fincan çay ile günü taçlandırdık. Kahvenin tadı halen damağımda ama çay için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Yalnız manzara fevkalade güzeldi. Günün bütün yorgunluğunu atmamıza yardımcı oldu. Görevliler de son derece kibar ve yardımseverdi. Fiyatlar konusunda da şunu söyleyebilirim: Çay ocağında içtiğiniz çay fiyatı beklemeyin ama  bütçenizi de sarsmaz.

hüsn-ü ala cafe

Soluk alıp dinlendikten sonra yürüyerek Eminönü’ne indik. Marmaray’a gitmek için Mısır Çarşısı ve arkasındaki dükkanların arasından geçerek Sirkeci’ye çıktık. Marmaray Sirkeci İstasyonu’nda büyükçe bir İstanbul haritası satın aldık. (5 TL) Bundan sonraki gezilerimizde kılavuzumuz olacak. Navigasyon kullanımı önerenlere bu konuda biraz gelenekselci olduğumu söylemek isterim. Ve finalde de tabi ki Marmaray’la Üsküdar’a ardından da Çekmeköy’e; evimize döndük.

İşte uzun zamandır yazamıyordum ama sonunda yazdım. İnşallah daha da sık yazmaya başlayacağım. Keyifle, sıhhatle…