Yazı, Yasemin adlı yazar tarafından yazılmıştır. Hayat bazen sevdiğin insanlardan vazgeçmek zorunda bırakıyor. Kokusunu, bakışını, ellerini, boynundaki benini, gözlerinin içindeki renklerini unutmam için zorluyor. Unutmuş, vazgeçmiş gibi yapman gerekiyor. Her gördüğün insan, her bakış, her ses, her gülüş sanki o… Karşındaki insanın gözlerini içine öyle derin bakıyorsun ki orada bir yerde orada bir yerde diyorsun. O saklı. Evet evet bu koku sanki onun kokusu.. Bu gülüş diyorsun; tam da yemek yerken bana böyle gülmüştü. Bir anda o gün yaşadıkların geçiyor gözlerini önünden dalıp gidiyorsun. Hiç aklında yokken dans ettiğin müzik çalıyor radyoda. Gözlerini kapatıp hayal ediyorsun sonra uzun uzun dışarı bakarak onu bir kez daha hatırlıyorsun. Dışarı çıkmak için hazırlanırken bir anda onun aldığı kazağı görüyorsun bakıyorsun bakıyorsun ve sonra o kazağı giyiyorsun. Belki görür üstümde onu hala unutamadığımı anlar diyorsun.. Çok bunaldığın zaman tek kalıp gezmek istiyorsun çıkıyorsun evden ve bi bakıyorsun ilk öpüştüğünüz yerdesin. Ayakların seni ona götürüyor koşarak gidiyorsun anılarına. Keşke diyorsun keşke yanımda olsa , omzuna yatıp ağlasam benimle ilgilenmese bile varlığını hissetsem diyorsun. Gözlerine baksam, ellerine dokunsam o kokusunu içine çeksem diyorsun.. Çığlık çığlığa kavga etsek diyorsun. Sarılsa bana sımsıkı her şeye rağmen buradayım dese, saçlarımla oynasa.. Saçlarımla oynasa.. Saçlarımla oynasa…