Genç ya da değil hiç farketmez hepimizin oyunlara sempati duyduğu bir gerçek. Belki de çocukluğumuza duyduğumuz özlemin bu şekilde ortaya çıkması kaçınılmaz. Düşünsenize çocukken tek derdimiz oyun sırasında annemizin eve çağırması ya da bakkala falan göndermesiydi. Belki de topumuzun patlamasından daha büyük dertlerimiz yoktu, ki o dert de aramızda toplanan parayla yeniden bir top alınması sayesinde giderilirdi. Zaman ilerledi ve bizler bilgisayarla tanıştık, son şanslı nesillerden biri olarak ben hem sokak oyunları hem de bilgisayarla içli dışlı olabildim. Yani aslında 90 kuşağı (ki ben 87’liyim) arafta kalmış bir çocukluk yaşadı. Bundan dolayıdır ki ben bilgisayar oyunlarını da severim. Yalnız genelde internetten oynanan flash oyunlarla zaman geçiririm. Bu oyunlar arasında dolaşırken bazen seçim yapamaz, bir kaç sekme açar ve sırasıyla o oyunları oynarım. Bazen bir oyunda saatlerce kalıp diğerlerini unutsam da bu huyumdan vazgeçemem.

iki kişilik oyunlar oynayan arkadaşlarım olsa da ben rekabet unsurunun yoğunlaşmasını pek sevmediğimden genelde bireysel oyunlara yönelirim. Araba yarışı oyunları, en çok oynadığım oyunların başında geliyor ama sporla ilgili oyunları da çok sevdiğimi belirtmem gerek. Araba yarışı oyunları arasında da motor oyunları sıklıkla tercih ettiklerim arasında geliyor. Ha bir de unutmadan son bir şey ekleyeyim: Zamanınız varsa araba parketme oyunları şu sıralar çok farklı seçeneklerle karşımıza çıkıyor. Denemekte fayda var.