Her zaman yoğun bir adam oldum ve sanırım öyle olmaya da devam edeceğim. Bir çok şeyle uğraştım aynı anda hep. Ve bir çok şeyi de bu yoğunluk yüzünden unuttum ama hep bir uğraşım oldu. Hep peşinden gideceğim bir amacım oldu. Şimdilerde de öyle… Daha önceleri uğraşlarımın kesildiği ve neredeyse inzivaya çekildiğim bir dönem hatırlıyorum. Lise 2 zamanlarımdı; Yıl 2003. İşte o zamanlar durmuştum. Ve ardından depresyon denilen o uydurma ruhsal bunalım boğuşmaya başladım. Ne zaman ki tiyatro ile yeniden buluştum; İşte o zaman yeniden uğraşlarım arttı.

Şunu düşünüyorum: İnsan, durursa düşüyor. Misal; Dursam bir çok şey düşünüp kendime temsili kuruntular yaratmak için zamanım olacak. O kuruntuları gerçek sanıp kendimi ve etrafımdakileri gereksiz yere paralayacağım. Onun için de bir çok uğraşımın olması her zaman daha cazip geliyor. Ne zaman yorulursam o zaman koşumu yavaşlatıp yürümeye başlayacağım sanırım ama yine durmayacağım. Şimdilerde neredeyse dört nala koşan bir atı oynuyorum.

 

Şu meşguliyetleri biraz olsun açacak olursam şuradan başlamayı ve diğer cümlelerle devam ettirmeyi uygun görüyorum: İlçemde Halk Eğitim Merkezi’nde tiyatro kursu vermeye başlayacağım bu Cumartesi akşamından itibaren. Yani 30 Nisan 2013’e kadar her Cumartesi-Pazar 18.00-21.30 arası tiyatro kursu vereceğim. Şu anda 28 kursiyerim var ve onlarla bir şeyleri yeniden keşfetmek, onların bakış açısına şahit olmak bambaşka bir duygu olacak.

Buna ek olarak; TRT 1’de yayınlanan Bir Zamanlar Osmanlı dizisindeki çekimlerim devam ediyor. Yeni sezonun bütün bölümlerinde yer aldım ve büyük bir aksaklık olmazsa da rol almaya devam edeceğim. Örnek vermek gerekirse en son 16. bölümde yer aldım. Her Pazartesi akşamı 19.50’den itibaren izleyebilirsiniz.

Buna da ek olarak; Bu gece bir afiş gördüm: Ücretsiz Almanca Kursu! Eee bir lisan bir insandır diyerek bu kursa da katılmaya karar verdim. Yarın arayıp bilgi alacağım. Zaten Almanca temelim olduğundan kolay kavrarım diye düşünüyorum ama ilerleyen aşamalardaki zorlukları zaman gösterecek.

Üst paragraftaki eke ek olarak; AÖF çalışmalarımı mümkün mertebe üst düzeyde sürdürmeye gayret etmeye başlama zamanım geldi. Muhtemelen günde en az 2 saat 3. sınıf işletme derslerine yoğunlaşarak fakültemi bitirmeye çalışacağım. Bunu da başaracağıma inanıyorum.

Sondan bir önceki ek olarak; Şu sıralar bir tiyatro oyunu çıkartma aşamasındayız. Yılmaz Erdoğan’ın yazmış olduğu “Kadınlık Bizde Kalsın” adlı oyunun hazırlıklarını yapıyoruz. Aldığımız sahne provalarında gördük ki biz bu işi kotarabiliriz. Vakti müsait olan olursa daha sonra belirteceğim tarihte oyunumuza beklerim.

Son ek olarak da şunu belirtmek isterim: Tiyatro ile uğraşan ama dans konusunda halk dilinde bilinen tabirle “Tam bir kazulet” olan ben dans kursuna katılmaya karar verdim. Yine Halk Eğitim Merkezi’nde eğitim veren Mehmet Hoca’nın Ege Yöresi Halk Oyunları Kursu’nda kendime bir şeyler katmaya çalışacağım. Bakalım bu odun ne kadar yontulabilecek ve işe yarar bir kalas olabilecek mi…

İşte böyle dostlar, yoğun ama mutlu ve amaçlı bir hayatım var. Eğer depresyonda hissediyorsanız, en basit ifadeyle hiçbir şeyden zevk almıyorsanız hayatta bir amaca bağlanın. Bir kaç şey yapmaya çalışın ki anlamsız kuruntularınızı düşünecek ve sorunları büyütecek zamanınız olmasın.