17.00 civarında her zamanki gibi Chrome’u bir çok sekmeli olarak açtım. Takip ettiğim blogları gezerken acı bir durumla karşı karşıya geldim. O kadar da acı değil ama benim için utanç verici olsa gerek. Yani bu durum bir öğretmenin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü bilmemesi gibi bir durumla eşdeğer. Beyazıt’ın sitesini ziyaretim esnasında Bugünün 21 Mart Dünya Şiir Günü olduğunu farkettim. Açıkça söylemek gerekirse, şiiri hayatımın başlıca unsurlarından biri saymama rağmen dünya şiir günü olduğunu bilmiyordum. Sunay Akın, İbrahim Tenekeci, Akgün Akova, Fatin Hazindar, Birhan Keskin, Nazım Hikmet, Cemal Süreyya, Orhan Veli, Necip Fazıl, Mehmet Akif, Yahya Kemâl, Turgut Uyar, Arkadaş Zekai Özger gibi şairlere ve şiirlerine aşinalığım neticesinde bir çok şiir yazdım ama bugünü bilmemek bütün bunları bir kalemde siliyor. Kendimden özür diliyorum ve şiirden de… Ben de size bugüne özel iki şiirle veda edeyim. Biri benim biri de Sunay Akın’ın olsun…

O kadar içerledim ki anlatamam

Yaralarımın kabukları zengin kalkışı yaptı sen giderken

Bir çorabımın kaçışına bu kadar üzüldüm

Bir ablamın kocaya…

 

Yüzünü çevirme başka dile

Konuşmasak da olur.

Çağrı Mustafa Alkan

 

 

Kedi Kırıkları

Ortancasıyım üç kardeşin
hiç tatmadığı için
acırken ağabeyime
kıskanç gözlerle bakarım
iki insan sıcaklığı üstünden
dünyaya gelen
kardeşime

Kutsal kitaplarda
aramam boşuna
bir işaret
bilirim ki kuşların
silah sesinden
ürkmediği gün kopacak
kıyamet

Bilemezsiniz yüreğime neler olduğunu
nasıl ki bir korsanın
denize attığı rom şişesini
limana demirleyen geminin
çapasıyla kırdığından
hiçkimsenin haberi
olmuyorsa

Birbirinin üstüne
ters çevirerek içimdeki iskemleleri
uzaklaşırım aranızdan
çarşıda kaybolan bir çocuğun
elinde soğuyan
anne sıcaklığı
hızıyla…

Sunay Akın