Yaz başından bu yana yaşadığım ilçe olan Karasu’da Emirgan Cafe Bar isimli mekâna gidiyorum ve canlı müzik dinliyorum, hem mekan sahibi, hem çalışanları hem de bilhassa canlı müziği icraa edenler bakımından on numara beş yıldız ile ödüllendirmek isterim. Ben düşündüm ki bu enfes adamlarla bir röportaj yapayım diğer arkadaşlarım da kendilerinden haberdar olsun. Ayrıca hepsinin başka başka cezbedici uğraşları da var.

   Grup üyelerinden alfabetik sıraya göre kısaca bahsetmek gerekirse;

Ayhan Dede: Elektro gitar ve vokâl

Emre Yıldız: Bateri

Ercan Uraçin: Klasik gitar ve vokâl

Şimdi de sırayla bu isimlere sorular yönelttim ve cevaplar aldım. Geçelim röportajımıza…

Ayhan Bey, önce sizi biraz tanıyabilir miyim?

İsmim, Ayhan Dede.14 Şubat 1982’de İstanbul-Kadıköy’de doğdum.

Müzik ile ilk tanışmanız ve gelişiminiz nasıl oldu?

Babam bağlama çalardı. Ben de ufak yaşta bağlama ile başladım. Sonra sıkıldım bıraktım. 2 sene kadar ara verdim. Sonra hobi olarak gitar alıp kendi başıma uğraşmaya başladım. Zamanla geliştirdim kendimi.

Herhangi bir eğitim aldınız mı?

Müziğe dair herhangi bir eğitim almadım.

İlk sahne deneyiminizden biraz bahsedecek olursak;

Kadıköy’de çocukken takıldığım bir mekanın müdürü rahmetli Zafer Ağabey, aracı oldu. 18 yaşımda falandım. Müdür olduğu barda sahneye çıkarmaya başladı. Sahne deneyimimiz ilk olarak o oldu. İsmi de Çatı Bar’dı. Kadıköy’ün en eski mekanlarından biridir. Orada sahne tozu yutmaya başladık ve 4,5 sene kadar aralıksız sahne yaptık aynı mekanda.

Nasıl bir müzik sizi cezbediyor?

Cem Karaca ve Barış Manço’larla büyüdük. Hem onların yaptığıı müzik, hem Anadolu ezgileri hem de Batı müziği… Sonrasında da böyle bir sentez çıktı ortaya.

Müzik dışında başka bir uğraş var mı?

Müzik dışında başka bir şey yapmıyorum.

Bir grubunuz vardı sanırım daha önceleri?

2004 yılında İsyan adı altında bir grup oluşturduk. Bas gitar, elektro gitar ve davul ile başladık. 2006’nın sonlarına kadar devam ettii. Türkiye’nin çeşitli yerlerinde konserler verdik. Sonrasında bir çok grupta olduğu gibi anlaşmazlıklar yaşadık ve grubu dağıtmaya karar verdik.

Sebebi neydi?

Fikir ayrılıklarıydı. Grubu dağıttıktan sona da grup kurmamaya karar verdim.

Bir albüm hazırlığı var mı?

Bu senenin sonları ya da gelecek senenin başları gibi bir albüm hazırlığı var. Anadolu ezgileri ve biraz daha alternatif rock birleşimi ile hemen hemen 10 parçalık bir albüm olacak.

Bir de Golden Retraiver cinsi bir yoldaşınız var, Sevimli Jazz’dan bahsedebilir miyiz biraz?

50 günlükken geldi bana 19 Ekim 2010 doğumlu. 10 tane yavru vardı ve biri de Jazz’dı. İlk aldığım zaman tasma takmıyordum. Bacaklarımın arasında yürüyordu. Ezeceğim diye korkuyordum.

İsmi nasıl belirlediniz?

İnternetten ismi anket yaptım. Tekila, Viski ve Jazz’dı seçenekler. Jazz olarak kaldı. Onunla ayrı bir bağımız var. Eğitimini ben verdim. Bundan önce de köpek baktım. 3 tane pitbull yetiştirdim.

Başka bir evcil hayvan düşünüyor musunuz?

Guine Pig ile bir tane Hollanda tavşanı almayı düşünüyorum.

Müziğe yeniden dönecek olursak, bir hedefiniz var mı?

İyi bir müzisyen olarak iyi yerlerde olmak istiyorum. Müziği iyi icra ettiğimi düşünüyorum. Karşılığını tam olarak alabilmiş değilim. Olduğu kadar yapmaya çalışacağım.

Daha önce kimlerle çalıştınız

Daha önce çeşitli müzik grupları ile çalıştım. Çağdaş Hukukçular Derneği ile birlikte derneğe bağlı 6 avukatla müzik grubu oluşturduk. 1 ay içerisinde 2 konse verdik. Biri İstanbul biri Ankara’da.

Peki sosyal mesajlar olacak mı?

Daha insanca yaşam koşulları açısında şarkılarımda bu  sosyal  mesajları vereceğim.  Bir Cem Karaca olamasam da onun verdiği mesajları vermeye çalışacağım. Bunun yanında aşka ve sevgiye dair mesajlar da olacaktır.

Peki kimleri dinler Ayhan Dede?

Cem Karaca, Barış Manço, Yavuz Çetin, Airon Meidap, Deep Purple, Bryn Adams, Athena, (Türkiye’de en beğendiğim grup)

 

Şimdi de Ercan Uraçin ile devam edelim.
Sizi tanıyabilir miyiz?

İsmim Ercan Uraçin. 84 Artvin dogumluyum.

Müzik nasıl girdi hayatınıza?

Müzik hayatıma 2001’de Afyonkarahisar’da girdi. Bir müzik grubu vardı orada. Onların provalarına gittim. Bir kitap aldım akorları öğrendim. Kıraç’tan Gidiyorum’u sol minör ile söylediğimi hatırlıyorum. Daha sonradan yurtta kalıyordum, arkadaşlar beni yanlarına aldılar gruba. Eve çıktım. 1 ay kadar ne yaptığımızı bilmeden çaldık. Evden gelen para ve biriktirdiğim para ile bir Sanchez gitar aldım. 50 lira falandı o zamanlar fiyatı. Daha sonra gitar almaya karar verdim. Üniversitede hocam olan Öğretim görevlisi Harun Erdem’i ganyan bayiinde gördüm. Bana altılı ganyanı öğretti. Sonra ben 1 ay kadar hepsini takip ederek 800 lira kazandım. O parayla siyah bir Washburn almıştım.

Washburn’a vedanız oldu bir de değil mi? Ondan biraz bahsedelim mi?

Akara’da Ütopya Cafe var. Orada program çıkışı aşağıda bir kavga var. Bundan haberim yok . Kapıdan dışarı çıkmamla omzumdaki gitara bir tekme geldi. Arka kasadan yarıldı. Oradan kaçtım çünkü beni de döveceklerdi yanlışlamayla 😀

O sıralar okul uzamıştı bir sene ve ben Ankara’da Kızılay’da müzik yapıyordum. Annemin okulu bitirme sözü vardı. Gitar alacaktı. 2006 da Cort marka bir gitar aldı annem bana, sözünü tuttu. 2008 yılında İstanbul’a geldim.

Peki müzik dışında tiyatro ile uğraşıyorsunuz, biraz da bunu dallandırıp budaklandıralım:

Bir tiyatro projesi vardı. Ben de tiyatro ile ilgileniyordum. Öylece başladık. Şimdilerde çocuk oyunları yazıp yönetip oynuyoruz. Halen devam ediyor. Oyunların isimleri de “Mutlu Ayılar” , “Sevgili Dostum Robot”, “Aliş, Bozombo ve Zozo’ya karşı”  Ayrıca yakın zamanlarda yeni oyunlar da gelecek.

Peki kimleri dinler Ercan Uraçin?

Fikrek Kızılok, Kazım Koyuncu, Aptal Grubu, Yavuz Çetin.

Müzik ile ilgili bir hedefiniz var mı?

Müzikten ziyade tiyatro ile ilgili hedeflerim var. Çocuk tiyatrosunda bir sahnem olmasını istiyorum. Ayrıca huzurevleri ve bakımevlerinde kalanlara bedelsiz tiyatro oyunları sahnelemek ve müzik yapmak isterim. Tabi buna bir sponsorluk gerekiyor.

Evcil hayvanlarla aranız nasıl?

1 hamsterım ve 2 gonzalesim var. Hamsterımın ismi: Püskevit, Gonzaleslere isim koymadım daha yeniler.

Sıra geldi Emre Yıldız’a.

Sizi de biraz tanısak fena olmaz J

İsmim Emre Yıldız, İstanbul-Şişli’de 1984 yılında doğdum. Memlektim ise Adana

Müzikle tanışmanız ve sonrasından biraz bahsedelim mi?

İlkokulda piyano ile başladım. Lisede gitar ve daha sonrasında yani liseden sonra da davul ile başladım. 8 yıldır İstanbul’da stüdyo işletiyordum. 2 yıldır underground gruplara prodüktörlük yapıyordum.  2 ay önce de kapattım.

Stüdyonun ismi nedir?

Kadıköy’de bulunuyor. İsmi: Kamuflaj Stüdyo.

Karasu’ya, Emirgan’a gelmeniz nasıl oldu peki?

Sürekli iş yapıyordum. Böyle de bir iş çıkınca değerlendirmek istedim. Metal davulcusuyum normalde ama her türden çalıyorum.

İlk sahne deneyiminiz ne zamandı?

Lisede yılsonu gösterisinde.

Peki kimleri beğenir Emre Yıldız?

Dime Bag Darrel,  Davweckl

Müzik dışında bir uğraşınız var mı?

Kısa film çekiyorum. İstanbul’a döndükten Amerika’ya film okumaya gidiyorum.

Hedefleriniz neler peki?

Müzik ve filmi bir arada götüreceğim Amerika’da çünkü gideceğim okulda böyle bir imkan var.

Hangi enstrümanları çalıyorsunuz?

Klasik, elektro ve bas gitar, piyano, bateri

Evcil hayvanlarla aranız nasıl?

Feride isimli Pekinges cinsi bir köpeğim var.

Böylesine güzel bir röportaj için teşekkür ederim dostlar. Ayrıca bundan sonra vakit ve kameram olursa canlı performanslarını size de izleteceğim blog okuyucularım. Şimdilik sağlıcakla kalın.