Oyun deyince benim aklıma ilk olarak saklambaç geliyor çünkü ben de bir çok erkek gibi bedeni yetişkin, ruhu çocuk bir bireyim. Yalnız bu yazıda bahsedeceğim “oyun” kavramı dijital oyunları ifade ediyor. Açık konuşmak gerekirse çok dijital oyun oynayan biri değilim. En azından yaşıtlarım arasında sanırım en az oyun oynayan adamlardan biri benimdir. Konuyu dağıtmadan bu yazının bir mim olduğunu ve bu takdire şayan mimin de bana  Sevgili Dostum Sezer ‘den geldiğini belirteyim. Sevgili Dostum ne la, 70 yaşındaki iki arkadaşın mektuplaşmasındaki hitap gibi oldu. İnşallah 70’lerimizde de dost kalırız 🙂

[alert text=”Süper Mario” border_color=”#000000″ bg_color=”#dd3333″ font_color=”#ffffff”][/alert]

Süper mario nintendo yoshiSanırım benin yaşıtlarımın ya da yakın yaştakilerin en çok oynadığı ve efsanelerin başında yer vereceği oyun budur. Hatta bir ara sosyal medyada “Ulan Mario, çocukluğum senin manitanı kurtarmakla geçti” diye bir cümle okumuştum da bayağı gülmüştüm. Atari’nin o basit grafikli oyunlarını defalarca oynadık elbette ve çok da sevdik ama Almanya’dan gelen kuzenim bir Nintendo getirince işler değişti. Mario’nun binek hayvanıolan Yoshi ile de derin bir gönül bağı kurmuştum. Hatta bu Yoshi, kanat alınca uçuyordu bile be. Not: Ben hiç son eli geçip de oyun kapatamadım.

[alert text=”Yılan (Snake)” border_color=”#0f0f0f” bg_color=”#dd3333″ font_color=”#ffffff”][/alert]

snake game nokiaAbi bu unutulur mu? Gerçi bu mimin konusu bilgisayar oyunları ama ben bunu dahil etmek istedim. 5110, 3210, 3310, 3315, 3410 gibi zamanının IPhone ‘si sayılan telefonlarda oynadım bu oyunu defalarca. Bunda da sona gelemedim ama çok keyifliydi be… Hiç sonuna kadar gelemedim ama saatlerce bu oyunu oynayıp da sıkılmadığımı hatırladıkça yaşlandığımı da anlıyorum.

[alert text=”Alert Tekken” border_color=”#0f0f0f” bg_color=”#dd3333″ font_color=”#ffffff”][/alert]

tekken 5 paulBen atari salonlarında büyümüş bir çocuğum. Dolayısıyla da atari salonlarında hepimizin favori oyunları olmuştur. Benim için bunlardan biri de Tekken serisidir. En sevdiğim karakter Paul isimli motorcu-rockseverdir. Çeşitli yumruk kombinasyonları ile sonuca giderdim. Oyun kapatmışlığım da çoktur hani. Tabi bir de Paul’un ölüm vuruşu, King’in kapma serisi, Jack’ın robot disiplini, Jin’in asi duruşu, Law’ın Bruce Lee tavırları vs. unutulmaz. Diğer karakterlerle de ilgili sayısız şey söyleyebilirim ama şimdilik bunlar yeter 🙂

[alert text=”Super Sidekicks 3″ border_color=”#000000″ bg_color=”#dd3333″ font_color=”#ffffff”][/alert]

super sidekicks 3 italy switzerlandBu oyun da yine atari salonlarında vazgeçilmezim olmuştur. Hatta atari salonlarında en sevdiğim oyundur diyebilirim. O zamanlar Meksika’yı alır ve en azından çeyrek final oynardım. Çeyrek finalde karşıma Hollanda çıkmazsa – ki çok büyük ihtimalle çıkardı- finali görür bazen de şampiyon olarak tamamlardım. Sonrasında Kolombiya, Arjantin, Brezilya, Avusturya gibi takımlarla da harikalar yarattım. Ben genelde 4-4-2 sisteminde oynayan takımları seçiyordum çünkü üstten gidip gol atmak bir hayli kolaydı. Yıllar sonra bir internet sitesinde neredeyse bütün emülatörlerin (SNK, Neo Geo, Sega gibi…) oyunların bulup çok sevinmiştim. Hatta Super Sidekicks 3 adlı oyuna istinaden de şurada bir yazı kaleme almıştım. Siz de gidip bütün oyunları hunharca oynayabilirsiniz. Sömürün gençler, jeton sonsuz 🙂

[alert text=”Metal Slug serisi” border_color=”#000000″ bg_color=”#dd3333″ font_color=”#ffffff”][/alert]

metal slugİlginç yaratıklar ve robotumsu varlıklarla dolu bir dünyada sonuca ulaşmaya çalıştığım bu oyunu da yıllarca oynadım ama şimdilerde ne yazık ki pek çekici gelmiyor. Oysa grafikleri falan o zamanın şartlarına göre bir hayli iyiydi. Yine de şimdilerde bile çok fazla meraklısı olduğuna adım gibi eminim.

[alert text=”GTA 3 ve GTA Vice City” border_color=”#000000″ bg_color=”#dd3333″ font_color=”#ffffff”][/alert]

gta vice cityYıllarca oynadım bu oyunu. Helikopterle binaya bomba bırakma görevini 3 ay boyunca (belki biraz daha uzun ya da kısa olabilir) geçemedim ama yılmadım. Sonunda oyun kapatmıştım. Hatta bir çok zaman görevleri bırakıp şehirde dolaşmak bile keyif veriyordu. Sayısız hile ile de ortamı şenlendirdim tabi ki 🙂 İlk olarak GTA Vice City ile başladım ama sonralarında GTA 3’ü de keşfedince bayağı uzun zaman onu da oynadım. San Andreas falan sonra pek sarmadı beni. En güzeli Vice City’di.

[alert text=”PES 10 ve PES 13″ border_color=”#000000″ bg_color=”#dd3333″ font_color=”#ffffff”][/alert]

pes 13Play Station denilince benim aklıma başka hiçbir oyun gelmez. Direkt olarak bende PlayStation=PES 🙂 Çok iyi olduğum söylenemez ama oynamaktan halen büyük keyif alıyorum. Favori takımlarım arasında Juventus, Barcelona, Real Madrid ve Bayern Munih yer aldı. Diğer takımlardan da Manchester City ve Türk takımlarını sevdim, halen de severim 🙂 Bu arada PES atak mı?

[alert text=”Fotosentetif epilepsi (Işığa duyarlı epilepsi) sebebiyle oynayamadığım oyunlar” border_color=”#000000″ bg_color=”#5066a8″ font_color=”#ffffff”][/alert]

Bazı oyunları ise çok istememe rağmen oynayamadım. Ya da çok kısa oynayıp hemen bıraktım. Bunun sebebi de sanırım bende Fotosentetif epilepsi olması… Peki bu ne demek? Kısaca bahsetmek gerekirse;

Elektronik flaş, video oyunları veya televizyon ekranının titremesi gibi yanan sönen ışıklara veya ışık paternlerine yanıt olarak meydana gelen nöbetler.Kaynak: UCB.com.tr

Mesela Counter Strike, Half Life, Call of Duty, Battlefield Vietnam gibi oyunları oynarken en fazla 10 dk. sonra bende bir mide bulanması ve baş dönmesiyle birlikte soğuk terleme başlıyor. (Bu belirtiler hamilelikte de var, biliyorum ama henüz çocuk düşünmüyorum 😀 )Oynamayı bıraktığımda ve başka bir yere bakıp temiz hava aldığımda normalleşiyorum. Ayrıca araçta uzun süre telefon ya da tablet veya bilgisayar ekranına bakarsam da aynı sorunlu durumu yaşıyorum.

Bu yazı için Sezer’e yeniden teşekkür ediyorum. Şimdilik kimseyi mimlemiyorum ama isteyen bu yazıya istinaden elbette yazabilir. Mimi kabul edenlere göre bu yazının bu kısmını şekillendiririm. Öperim.