Selam olsun hepinize,

Yaklaşık 2 aydır memleketimde, Karasu’dayım. Aslında Karasu’dayız. Ben, eşim ve köpeğimiz Patron… Hem işler hem keyifsizlik hem de havalar sebebiyle çok fazla denize gidemiyoruz. Aslını isterseniz canımız da sıkılmıyor değil ama bizi buraya bağlayan bir etken daha var: Ehliyet kursu! 30’una merdiven dayamış sakar bir adam olarak ben de ehliyet almaya karar verdim. Ehliyet kursunun sahibi en yakın arkadaşınız olunca da biraz daha fazla pratik yapma şansınız oluyor araçla. Biz de eşimle birlikte aynı anda en yakın arkadaşımdan kurs alıyoruz. Direksiyonla aramız fena değil, söylentilere göre geçermişiz sınavı. Zaten yazılı sınav denemelerinde (ki yazılı değil, çoktan seçmeli) 80 civarında alıyoruz hiç çalışmadan. O iş cepte ama direksiyon konusunda ne kadar pratik, o kadar ustalık. Bundan dolayı 2 haftaya yakın bir zamandır neredeyse her gün sürüş pratiği yaptık. Dolayısıyla trafikte de kullanıyoruz. Tabi ehliyeti alınca İstanbul trafiğinde kullanabilir miyiz bilemiyoruz ama sanırım onu da başarırız. Bir de Allah nasip ederse alacağımız araç otomatik olur. Böylelikle o trafikte daha rahat ederiz. Durum budur, inşallah bir aksilik olmadan Kasım’da biz de ehliyet sahibi olacağız. Araç konusunda biraz büyük bir araç düşünüyoruz, mesela Mercedes Vaneo gibi ama tabi bunlar sadece düşünce, zaman ve gelişen durumlar ne gösterir bilemeyiz.

Öte yandan dün, yani 31 Ağustos’ta evliliğimizin 3. yılı doldu. Yani ben ve Fatma Nur 3 yıldır evliyiz. Oysa düğünümüz daha dündü sanki… Evlilik güzel, doğru kişiyi bulursanız gelin. Hayatınızı bir başkasıyla paylaşmak size güç veriyor. Aslında bu tür kutlamalara çok sıcak bakmam ama bu evlilik yıldönümümüzde eşime bir elektro gitar ve bir amfi aldım. Hoş sanırım ben daha fazla uğraşacağım ama olsun, ona aldım 🙂 Onun bana hediyesi ise bir ayakkabı oldu, zaten istiyordum ve alacaktık ama onun alması hediye gibi oldu 🙂

Kısmetse bayramdan sonra da dönüyoruz. Ben bir başka iş ile ilgili görüşme halindeyim. Olursa hayatımız çok daha rahat ve güzel olacak ama olmazsa da başka bir iş bakacağım elbette. Netice itibariyle evde oturana para vermiyorlar.

Hepinizi sevmek için çabalıyorum, kötü şeyler yapmayın.