Evet, bugün 1 Mayıs… İşçinin, emekçinin, ezilmek istemeyenin,üreten ve birlikte üretmekten keyif alanların bayramı. Üreten toplumların bayramı, tüketenlerin değil. Sanayi Devrimi’nden sonra neredeyse hepimiz tüketim toplumu olduk çıktık. Sadece tüketmekten zevk alıyoruz. Bir çoğumuz oturup televizyonun karşısına, yani o aptal kutunun, zamanı tüketebiliriz değil mi? Bir kez olsun sorun kendinize, bir gün içinde hangi durumlarda neleri tükettiğinizi. Zamanı tüketiyoruz mesela en basitinden, markalı bir ayakkabı aldığımızda mutlu oluyoruz ve gerçek mutluluğu tüketiyoruz, yeni piyasaya sürülmüş bir elektronik ürün aldığımızda egomuzu tüketiyoruz -ki sanılanın aksine ego iyi bir şeydir. Sizi başarıya ulaştırır. Ve daha bir çok şeyi tüketerek yapay mutluluklar yaşıyoruz. Oysa güzel memleketimize sanayi devriminin etkileri çok sonraları gelmişti. Mesela bundan 20 sene öncesine kadar annelerimiz-babalarımız, dedelerimiz-ninelerimiz tarlalarını imece usulü eker ve biçerlerdi. Hem üretirlerdi, hem de birlikte çalışmaktan mutluluk duyarlardı. İşte o zamanlar gerçek ve koşulsuz şartsız mutluluk vardı. Sözü fazla uzatmadan benim gibi düşünen insanların yani sola benim gibi yakın olanların bunu çabucak kavrayacağını ama yakın olmayanların ya da apolitik olanların da en azından anlamak için düşüneceklerini biliyorum. Sosyal eşitlik için birlikte hareket eden işçilerimizin ve emekçilerimizin bayramını kutluyorum. Ayrıca çeşitli ağır işlerde çalışan işçi babamın ve bir ırgat olan rahmetli Mustafa Dede’min de bayramını kutlamak boynumun borcudur. Biz, bir işçi arı gibi Çanakkale’ye cephane taşıyan dedelerin-ninelerin torunlarıyız. Unutmamak lazım gelir. Bu yazımı sevgili üstat Can Yücel’in bir şiiri ile noktalıyorum. Emekle, keyifle, sıhhatle…

İşçi Marşı

BU YAZIDAKİ KONU BAŞLIKLARINI

.

Hava döndü işçiden işçiden esiyor yel

Dumanı dağıtacak yıldız-poyraz başladı

Bahar yakın demek ki mevsim böyle kışladı

Bu fırtına yarınki sütlimanlara bedel

Hava döndü işçiden, işçiden esiyor yel

 

Tekliyor işte çağın çarkına okuyan çark

Ve durdu muydu bir gün bu kör, avara kasnak

Bir zincir yitirenler bir dünya kazanacak

Sen de o dünyadansın sınıfın bil safa gel

Hava döndü işçiden, işçiden esiyor yel

 

Köylükler uykusunda döndü dönüyor sola

Güne bakıyor bebek büyüyen yumruğuyla

Başaklar göverdi bak baş koydular bu yola

Şaltere uzanıyor Allah’a açılmış el

Hava döndü işçiden, işçiden esiyor yel

.

Can Yücel